İçeriğe atla

Almanya Duisburg’dan Belçika Antwerpen’e Tank Konteyner Getirdim

· 15 dk · YouTube'da izle

Videoda neler var?

  • Sabah Antwerpen’den çıkıp yaklaşık 180 kilometre sürerek Duisburg’daki terminale gidiyorum ve tank konteyneri şasenin orta pozisyonuna yüklüyoruz.
  • Konteyner numarası ve referansta çıkan sorunun neden yarım saat, bir saat sürebildiğini anlatıyorum.
  • Temizlenmemiş boş tankla ADR levhalarının neden açık olması gerektiğini, boş şaseyle neden kapatılması gerektiğini konuşuyorum.
  • Yüklemeden sonra mühür, kapak ve etiket kontrolünü yapıyor, dalgakıransız tankın yolda nasıl salladığını gösteriyorum.
  • Yolda teslim adresi değişiyor; tünel kodu yüzünden normalde paralı tünele dönmem gerekirken yolum kısalıyor.
  • Antwerpen’deki terminalde ofis işlemi, dış kontrol ve konteynerin üstümüzden alınmasıyla günü kapatıyoruz.

Bugünkü iş kâğıt üstünde basitti: Almanya’nın Duisburg şehrinden bir ADR tank konteyner alıp Belçika’da Antwerpen’e, terminale bırakmak. Sabah evin oradan, Antwerpen’den çıktım; Duisburg’a kadar 180–185 kilometre civarı yol yaptım. Bu videoda bir tank konteyner seferinin baştan sona nasıl geçtiğini, küçük aksilikleriyle birlikte görüyorsun.

Duisburg’da tank konteyner nasıl yükleniyor?

Duisburg’un liman işlerini açıkçası pek sevmem. Terminal neredeyse sokağın içine kurulmuş gibi, dar bir yerde manevra yapıyorsun. Tank konteyneri şasenin ortasına, yani orta pozisyona alacağımız için şaseyi önceden ona göre ayarladım.

Vinç konteyneri bırakırken biraz uğraştı. Halatlardan dolayı çok sallanıyordu, kilide oturtmak zaman aldı. Şasenin arkasını kaldırdım, önce o kilit oturdu, sonra gerisi geldi. Dışarıdan bakınca konteyner indirmek kolay görünüyor ama işin içinde ciddi bir ustalık var.

Yükleme biter bitmez kontrolümü yaptım:

  • Etiketler yerinde mi?
  • Üstteki kapaklar kapalı mı?
  • Mühür takılı ve görünüyor mu?

Her şey yerindeydi. Sorun yoksa çıkıyorsun; bir şey eksikse terminalden çıkmadan söylemek en iyisi.

Evrak ya da referans hatası neden bu kadar uzun sürüyor?

Bu seferde önce konteyner numarasında, sonra referansta bir sorun çıktı. İkisini de düzelttik ama böyle bir işlem yarım saat, bir saat sürebiliyor. Sebebi zincir: ben firmaya haber veriyorum, firma müşteriye haber veriyor. Müşteri işi birinci elden almışsa doğrudan ilgileniyor, almamışsa o da işi aldığı yere ulaşıyor. Oradan oraya derken süre uzuyor.

Benim tavsiyem şu: referansı ve konteyner numarasını terminale girmeden bir kez daha kontrol et. Bekleme kaçınılmazsa da sinirlenmenin faydası yok. Ben o sırada terminalin kahve makinesinden bir kahve aldım. Adamlar şoför için kahve, su, limonlu su koymuş; küçük bir şey ama insana değer verildiğini hissettiriyor.

Boş ADR tankla levhalar açık mı olmalı?

Arabaya dönmüşken ADR levhalarını açtım, çünkü ADR yükü alacaktım. Benim sahada öğrendiğim mantık şu: tank doluysa da, boş ama temizlenmemişse de ADR sayılıyor. İçindeki kalıntı temizlenmediği sürece levhalar açık olmalı. Bildiğim kadarıyla tünel girişlerinde araçları bu levhalardan ayırt ediyorlar. Şase boşsa ya da ADR’siz gidiyorsan levhaları açık tutmaman gerekiyor.

Levhalar, araçta bulunması gereken ekipman ve belgeler gibi konuların resmî ayrıntısı için ADR ekipman listesi rehberine, sürücü tarafı için ADR sürücü belgesi yazısına bakabilirsin. Kurallar değişebildiği için güncel bilgiyi resmî kaynaktan kontrol etmeni öneririm.

Dalgakıransız tank yolda nasıl hissettiriyor?

Tankın içinde dalgakıran yoksa sıvı sürekli dalgalanıyor. Kocaman bir damacana düşün; frende, kalkışta içindeki su ileri geri gidiyor. Kamerada ne kadar belli oluyor bilmiyorum ama direksiyonda insanın kafasını sallatıyor. Tank taşımanın kendine has bir hissi var, buna alışmak gerekiyor.

O gün bir de sıcak vardı. Sabah hava 15 dereceydi, gün içinde 30’u görmesi bekleniyordu; yolda gelirken Antwerpen için sıcaklıkla ilgili turuncu alarm verildiğini duydum. Gece serinleyen kabin gündüz yanıyor, klimayla idare ediyorsun.

Yolda mola ve kabinde atıştırmalık

Öğleye doğru bir parka girip yarım saat durdum. Ekmek yemiyorum; tavuktan yapılmış salam gibi bir şey ve peynirle kendime küçük dürümler sardım, öyle geçiştirdim. Sonra yola devam.

Molayı ve sürüş süresini nasıl planladığımı merak ediyorsan Avrupa’da sürüş ve dinlenme süreleri rehberinde kuralları toparladım.

Antwerpen’e girerken tünel kodu rotayı nasıl değiştirdi?

Antwerpen ringine yaklaşırken limana 19 kilometre kalmıştı. Yolda teslim adresimi değiştirdiler, başka bir terminale bırakacaktım. Aslında bu işime geldi. Yükün tünel kodu yüzünden o bölgedeki tünellerden geçemiyorum, normalde paralı tünele dönmem gerekiyordu. Yeni adres zaten o yolun üstündeydi, yani yolum kısaldı.

ADR taşıyorsan navigasyona güvenip geçme; yükünün tünel kodunu bil, rotanı ona göre kur. Bu seferde olduğu gibi tünel kısıtı bazen seni bambaşka bir güzergâha yollar.

Terminale teslim nasıl oluyor?

Bıraktığım yer aslında bir liman değil, tren terminaline benzeyen bir konteyner terminali. Biz alışkanlıktan hepsine liman diyoruz. İşlem basit:

  1. Ofise girip referansı ve konteyner numarasını kâğıda yazıyorsun.
  2. Görevli dışarı çıkıp konteyneri kontrol ediyor, fotoğraflarını çekiyor.
  3. İçeri girip sana verdikleri numaradaki yerde bekliyorsun.
  4. Konteyneri vinçle üstünden alıyorlar ve iş bitiyor.

Terminalin içinde kamera ve telefon yasak, o yüzden orayı çekmedim; yalnızca kendi işimi çektim. Konteyneri bıraktım, günün bu kısmı bitti ama iş devam ediyordu.

Tır şoförlüğü, ADR konteyner taşımacılığı ya da Belçika hakkında aklına takılan bir şey varsa bana yazabilirsin; bildiğim kadarıyla anlatırım.

Videonun tam metni

YouTube'un otomatik altyazısından alındı; konuşma dili olduğu için küçük yazım hataları olabilir. Zaman damgasına basınca video o andan açılır.

00:05 [müzik] Dostlar, selamlar. Bugün yükümüz Almanya Duisburg'dan Belçika'ya. Sabah Antwerpen'den evin oradan kalktım. Bismillah dedim. 180-185 km civarı geldim. Şimdi yaklaşık 600-700 m diyor. Burada adresi bulacağız. Yükleme konteyner yükleyeceğiz ortaya santral pozisyonda. ADR tank konteyner. Ondan sonra Belçika Antwerpen'e limana döneceğiz, bırakacağız. Bugünkü işimiz basit. Ya bu Duisburg'un da bu liman işini hiç sevmiyorum.

00:52 Şuna baksana adam sokağın içine liman yapmış. Anteco. Park yeri mi? Hop. Tamam. Arkasında durduk zaten. Semeremiz hazır. Şöyle. Bazen yoğurt doldurmak çok kolay

01:48 gözüküyor ama tamamen bir sanat işi. Evet, konteyner numarasıyla ilgili bir sorun çıktı. Onu düzelttim. Rüsel de referansla ilgili bir sorun çıktı. Genelde böyle işlem sürebiliyor bir yarım saat, bir saat. Çünkü ben firmaya haber veriyorum, firma müşteriye haber veriyor, müşteri işi direkt birinci elden alıyorsa o iletişime geçiyor, birinci elden almıyorsa onlar da aldıkları yere iletişime geçiyor. Oradan oraya, oradan oraya derken iş uzuyor. O yüzden geldim şimdi arabaya tekrar. Orada bir kahve vardı, çok güzel kahve

02:35 makinesi. Yani insana değer vermeleri çok önemli. Adamlar koymuş kahve makinesi, su koymuşlar, limonlu su vesaire. Şimdi kahvemi aldım, kahve içeceğim. Bir de arabaya gelmişken ADR levhalarını açalım dedim. Zaten ADR alacağız. Bunların açık kapalı olması çok önemli. Yani tünellerde özellikle yani bunlardan dolayı algılıyorlar diye biliyorum. Dolu taşıyorsanız bunu açacaksınız. Yani dolu taşıyorsanız dedim, ADR kirli veya dolu, fark etmez. Yani içindeki kalıntı temizlenmediği sürece tank ADR kategorisinde sayılıyor. O yüzden levhaları açık tutmanız gerekiyor. Boş

03:23 gidiyorsanız kesinlikle açık tutmamanız gerekiyor. Yani dorse bu şekilde boşsa açık tutmamanız gerekiyor. Arabaya da giresim yok. Şöyle şurada kahve içeyim, hava güzel. Hava bugün güzel. O yüzden arabaya binmemeyi tercih ettim. Bugün 30 dereceleri görecek. Güneş enerjisi, güneş ışığı alalım. Robot muyuz biz ya? Güneş enerjisiyle ne yapacağız? Bugün bir de uyarı geldi. Yolda gelirken Belçika Antwerp'te turuncu alarm vermişler sıcaklıkla ilgili. Yarın hava kaç derece yazdı? 33'le 36 derece arası sıcaklık gözükecek yarın. Bu ne sıcak Dönüşte burada olma. Ve cuma günü de böyle havalar bayağı ısınıyor lan. Kış geliyor dedik. Sabah serindi mesela 15 derece sabah.

04:11 Yolda klimayı çalıştırıyorum yani araba tabii geceden dolayı serinliyor, içi soğuyor demir yani bu. Ama gündüz de yanıyor yani. Ne yapacağımızı şaşırdık. [müzik] Kahveyi dökmeyelim de video çekelim. [müzik] Evet zaten izlediğiniz üzere konteyneri

05:19 bıraktı. Biraz uğraştı. Arabanın dorsayı kaldırdım. Önce o kilidi oturtturdu. Niye yapamadı bilmiyorum ama halatlarından dolayı çok fazla sallanıyordu kran. [müzik] Belki de o yüzdendir. Evet her şey tamam. Şöyle bakıyorum stickerlar yerinde. Herhangi bir sorun görünmüyor. Konteyner tamam. Arkadaki geri çıkıyor. Şöyle biz ilerleyelim ya, mecbur. Adam şey yapamadı. Alamıyor herhalde. Mecbur çıktık.

06:08 10 dakikamız vardı. Neyse, yolda yarım saat dururuz. Zaten saat 10. 2 saat sürdük mü, öğleye denk geliyor. Eee, bir yerde bir şeyler atıştırırım, kahvaltı yaparım. Sonra limana devam. Burada bizim çek atlık bir şeyimiz var mı? Çek atlık bir şeyimiz yok ya. Ama yine de bir üstüne bakalım. Paraşüt şey olmadığı için çıkmayacağım ama sadece bakacağım buradan. Kapaklar kapalı. Mühür var. Oradaki mühür de gözüküyor. Tamam. Herhangi bir sorun yok. Ya, şu kolonya var ya.

06:57 Olmazsa olmaz. Ah! Kepek mi? Ona karşı hiç kaybetmedim. Çünkü saç derim için benim tercihim Clear'la kafan rahat. [müzik] Ya, bunu sırf oraya koymak için yaptım bunu. Bismillah diyelim, çıkalım. Tankın böyle bir sorunu var. Eğer dalgakıran yoksa sürekli böyle kamerada hissedebilecek misiniz bilmiyorum ama ben kafa sallatıyor yani. Arka su dalgalandığı için bir damacana düşünün.

07:45 Su sürekli dalgalandığı için bu nasıl hareket ya? [müzik] Evet arkadaşlar. Şimdi bir parka geldik. Yarım saat duracağım. O sürede bir atıştıracağım bir şeyler. Saat kaç oldu? Saat 12:00 civarı. Eee, ufak tefek atıştırmalıklar çıkaracağım. O sırada burada da çekeyim dedim. Ne yiyoruz falan. Bunu tabii şimdi yiyemeyeceğim ama yer kapattığı için. Şöyle bir tavuk eee, salam gibi bir şey aldım ama

08:34 böyle sanki ne olmuş? Mangal mangal bir şeyden, tavuktan yapılmış gibi bir şey. Bir de peynir. Ekmek yemiyorum. Peynir ve kaşar. Kaşar mı sadece, peynir mi? Peynir de çıkaralım. Peynir kaşar şeklinde bir dürüm kendi kendilerine saracağım. Büyük ihtimal salamı saracağım. Atıştıracağım öyle geçecek. Atıştıralım. Sonra yola devam edeceğiz. [müzik] Evet arkadaşlar, Antwerpen'e

09:38 Gideceğimiz limana 19 km kaldı. Burası Anvers ringinin çok yakını, girişi diyebilirim. Hatta bayağı erkenden başlamış Frans benzinliği. Son benzinlik bura. Buradan sonra zaten Antwerpen ringine girmiş oluyorsunuz. Trafik buradan başlamazsa ilginç. Bazen buradan kaçtığım oluyor ama eee ya şu an trafik yok. Kaçacak kadar şey yok yani. Zaten yetişiyoruz. Ondan sonra gideceğiz, konteyneri bırakacağız, bir sonraki işimize bakacağız. Biraz daha geriden başlayacaktım çekime ama telefon susmuyor. Arkadaşlar aradı. Onlarla konuşuyordum. Az kaldı yani şeye, limana. 2 gibi falan 13.40 yazıyor ama navigasyonda şu anda

10:26 saat 2 gibi falan büyük ihtimal trafikten dolayı eee limanda oluruz. Bu arada videoda ha buna yer vermedim daha doğrusu. Şimdi aklıma geliyor. 1700'lü eee limana bırakacağız demiştik. Kay 1700. Ama eee yoldayken değişti. Bana attılar tekrardan. Antwerpen Zomerweg terminali var. Oraya bırakacağım. Eee oraya bırakacağım. Ama oraya bırakmasaydım da bir şey değişmiyordu. Zaten oradan geçecektim. Yolum bile kısalmış oldu hatta. Çünkü tünel kodu var DE. Buradaki tünellerden geçemiyorum. Buradaki tünellerden geçemediğim için paralı tünele dönecektim. Paralı tünele giderken de bu dediğim değişen adresin oraya zaten gitmiş

11:13 olacaktım. Oradan geçip gidecektim. Şimdi onun yerine değiştirdiler. Direkt direkt yani. Gideceğim, oraya bırakacağım. Yaklaştık dediğim, geldim. Şu ilk sol değil, ikinci solda terminal daha doğrusu burası. Liman da değil. Tren terminali gibi bir şey. Burası sık geldiğimiz terminallerden bir tanesi. Hemen bu arada işlem basit. Ofiste bir işlem yapacağız. Kağıda yazıyoruz zaten referanslı konteyner numarasıydı vesaire. Dışarıdan gelip bir çekin yapıyorlar, fotoğraflarını çekiyorlar. Ondan sonra işimiz bitiyor. Geliyoruz içeri ve verdikleri sayıda duruyoruz. Alıyor alıyorlar üstümüzden. Zaten birazdan

12:01 tam anlamıyla göreceksiniz. Burası da Kubi'nin garajıydı. Belçika'da konteyner işi yapan, Antwerpen'de konteyner işi yapan birçok yer bilir Kubi'nin. Yani konteyner bırakıyorlar, alıyorlar. Burası depo gibi. Türklerin yeri yani. Bırakacağımız liman da burası zaten. Terminal, liman diyorum ya. Hepsine liman diyoruz. Aklımızda öyle yer etti. Şimdi şu ileriden gireceğiz. Çekin diyor, kamera yasak diyor, telefon yasak diyor.

12:48 Biz burayı çekmiyoruz abi. Biz kendi işimizi çekiyoruz. Tabii tabii tabii tabii tabii. Şimdi gidip işlem yapayım. Ondan sonra geleyim. Ah! [müzik] Adam geliyor bize. [müzik] Evet dostlar.

14:18 Oh, bayağı sıcak hava ya. Konteyneri bıraktık. Disburg, eee, Belçika terminal işimizi bitirdik. Şimdi tabii bugün işim devam edecek ama bu bu video burada bitecek. Eee, beni izlediğiniz için teşekkür ederim. Yani tırıcılıkla ilgili bu ADR konteyner taşımacılığıyla ilgili, Belçika'yla ilgili aklınızda sorular varsa bana ulaşabilirsiniz. Bu konuyla ilgili yazabilirsiniz. Ben de sizlere eee, bildiğim kadarıyla bu konuyu anlatırım. Beni izlediğiniz için teşekkür ederim. Size şimdiden günaydın, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler diliyorum. Hoşça kalın.

15:11 [müzik]