Collegalarla Almanya'ya Tank Konteyner Taşıdık!
Videoda neler var?
- Belçika’dan sabah çıkıp Rotterdam’da tırda börek ve filtre kahveyle kahvaltı yapıyor, molayı da böylece değerlendiriyoruz.
- Onur abi ve diğer meslektaşlarla beş tır peş peşe, yaklaşık 525 km uzaklıktaki Mannheim’a tank konteyner götürüyoruz.
- Kahve molasında emeklilik yaşı ve hayatın gerçekleri üzerine koyu bir sohbete dalıyoruz.
- Yemek molasında herkes evden getirdiğini ortaya koyuyor, kabin fırınlarını ve yakıt tüketimini konuşuyoruz.
- Sürüş süremiz adrese 26 km kala bitince geceyi yolda geçiriyor, sabah 7’de açılan terminale ilk biz giriyoruz.
- Rotterdam’a dönüşte teslim adresi değişiyor, ADR araçlarının kullandığı yan yolda yoğun trafiğe takılıp seferi bitiriyoruz.
Bu videoda Onur abi ve diğer meslektaşlarla birlikte Almanya’nın Mannheim şehrine tank konteyner taşıdık. Beş tır peş peşe gidip geldik. Sabah Belçika’dan çıktık, mazotumuzu aldık, Rotterdam’dan konteynerleri alıp yaklaşık 525 km’lik yola koyulduk. Planımız tankları bırakıp iki boş alarak geri dönmekti.
Konvoy hâlinde gitmek neden daha keyifli?
Çoğu zaman bu işte tek başınayız. Ben tekken pek yemek yemiyorum, bir şeyler atıştırıp geçiyorum. Kalabalık olunca sofra kuruluyor. Beş araç birlikte gidince yolda birbirimizi arıyoruz, 45 dakikalık molayı nerede vereceğimize, kahve ya da tuvalet için nerede 15 dakika duracağımıza birlikte karar veriyoruz. Saatleri ortak planlamak işi hem kolaylaştırıyor hem keyifli hâle getiriyor.
Sabah kahvaltıyı Rotterdam’da tırda yaptık. Börek fırında pişti, ben de filtre kahve demledim. Böylece hem karnımızı doyurduk hem 45 dakikalık molayı tamamladık. Yolda bir araç başka yoldan gidip trafiğe takıldı. Kalan dördümüz 15 dakikalık bir kahve molası verdik.
Kahve molasında emeklilik sohbeti
Molada konu bir anda emekliliğe geldi. Kim kaç yaşında emekli olacak, hangi ülkede ne kural var, kimse tam emin değildi. Masada koyu bir hayat sohbeti döndü: Gençlikte insanın suyunu çıkaran bir sistem, yaşlanınca kimsenin pek dikkate almadığı bir hayat. Abilerden biri hayatı yaş yaş özetledi, hepimiz hem güldük hem düşündük. Sonuç cümlesi şuydu: Fazla saldırmaya gerek yok, hayat böyle.
Yolda ortak sofra: Herkes ne getirdiyse
Yemek molasında herkes kendinde ne varsa ortaya koydu. Ben evde yaptığım havuçlu, patatesli Brüksel lahanası yemeğini ısıttım. Biri Bulgaristan domatesi, biri yumurta ve zeytinyağı, biri kamp malzemeleri getirdi. Hep birlikte bir masa kurup oturduk.
Abilerden birinin kabin fırını konuşma konusu oldu. Mikrodalga değil, normal bir fırın. İçinde et, tavuk, balık yapılabiliyor ve kabinde koku, duman, buhar bırakmıyor. Bir de yakıt tüketimi muhabbeti döndü. Meslektaşlardan biri kendi aracının 100 km’de 30 litrenin altına pek inmediğinden yakındı. Kabinde yemek düzeni kurmak istersen tır kabininde yaşam yazısındaki tüyolar işine yarar.
Takograf yetmeyince ne yaptık?
Akşam sürüş süremiz adrese 26 km kala bitti. 27 dakikalık bir yol kalmıştı ama süre bittiyse bitti, devam edemiyorsun. Terminal zaten sabah 7’de açılıyordu, gece orada beklemenin bir anlamı yoktu. Abiler sandığı açtı, çay koyduk, oturup sohbet ettik, sonra yattık.
Sabah 6.20’de beş araç yine aynı anda yola çıktık ve 7’de kapıdaydık. Bu tür planlamanın arkasındaki kuralları Avrupa’da sürüş ve dinlenme süreleri yazısında topladım.
Mannheim’da teslimat ve terminalde bir dert
Tankları bırakıp boşları aldık. Limanlarda en sevmediğim şeylerden biri burada da vardı: “Git A1’e bırak” diyorlar ama yerde hiçbir işaret yok. A1 neresi, B1 neresi bilemiyorsun. Ya biri gelip “Burası değil” diye uyarıyor ya da konteyner alınana kadar bekliyorsun. İki kutu spreyle yere yazmak bu kadar zor olmamalı.
Dönüş yolu: Değişen adres ve ADR yolu trafiği
3–3,5 saat sürdükten sonra adrese yakın bir yerde durup kahvaltı yaptık. Rotterdam’a geldiğimizde konteynerleri bırakacağımız yer değişti, yeni adrese yöneldik. Rotterdam’da bayağı bir trafik vardı. ADR’li araçların kullandığı yan yolda herkes kontak kapatmış bekliyordu.
Kalabalıkla çalışmanın bir dezavantajı da var: Herkes videoda olmak istemiyor. Sohbetin ortasında kamerayı açmak da ayıp kaçıyor. Bu yüzden bazı anları çekemedim. Seferin sonunda 10 saatlik sürüşümü uzatınca 2 saat 19 dakikam kalıyordu, Antwerpen’e eve yetiştim. Evrakları sisteme yükleyip işi kapattım. Ertesi günün işi de Antwerpen’deydi.
Videonun tam metni
YouTube'un otomatik altyazısından alındı; konuşma dili olduğu için küçük yazım hataları olabilir. Zaman damgasına basınca video o andan açılır.
00:00 40 45'ten sonra çoluğun çocuğun artını yiyersin köpek gibi 60'tan sonra torunlarından maymun gibi oyna. Hayat böyle gerek yok fazla saldırmaya. De böyle Can sıkıntı lar büyük. Evet günaydın. Gün geçmiyor ki macera olmasın. Macerasız bir gün. Geldiğimiz yere direkt girelim. Şimdi geldik. Saat 6 gözüküyordu. Tar 7'ymiş. Kahve yapacağız. Börek yapacağız. Zaten 45 arabayız. Ufak bir atıştırır basar gideriz. Evet. Arabada bak bak böreğe bak böreğe. Böreğe şöyle göstereyim çekmesin. Pişti mi? Pişti. Elim yandı. Sıcak [boğazını temizler] dışarıda tut. İki dakika soysun. Peynir yapışmış abi elime. Bu çiğ mi yedi dedin sen?
00:46 Hı hı. Fırının vardı bizi uğraştırıyorum Onur abi. A vallahi hiç şey yapmadım. Normal vereyim mi Cihan sana? Sana vereyim mi? Var mı? Çalıştıracak. Bu şeyli e 24'lü. Bizimkilerde de 24 yok. Buyurun abi. Bunda 24 yok mu? Ver bari. O size çok atlı. Efendim abi? Aleykümselam. E şeydeyiz abi. Hollanda'dayız. Yok abi. Erdal abi başka bir yerde galiba.
01:33 Evet kahvaltımızı yaptık. Şimdi gidelim konteynerımızı alalım. 45 de yapmış olduk. Börek yedik. Filtre kahve yaptım. Beş araba peş peşe gideceğiz. Rotterdam'dayız. Belçika'dan sabah çıktık. Mazotumuzu aldık. Yolculuğumuz Manheim'a. Yaklaşık 525 km ad'siz tank götürüyoruz. Bırakacağız. Ondan sonra iki tane de boş alıp geri dönüşe geçeceğiz. Dönüşü bugün gittiğimiz zaman yetişmiyor. Ertesi gün öğlene falan geri Rotterdam'da olacağız dönüş için. Yani peş peşe gidince zevkli oluyor. Neyse yolda birbirimizi arıyoruz işte saat 45'i nerede vereceksek orada veriyoruz veya işte yarım saat şurada duralım bir kahvaltı yapalım işte 15 dakika duralım tuvalete girelim. Hani saatleri gidişi gelişi beraber planladığımız için güzel oluyor. Ben genelde yemek tekken çok kolay yemiyorum. Yani atıştırıp bir
02:21 şeyler atıp geçiyorum ama kalabalıkken bir şeyler yeniyor. Güzel oluyor yani. Kalabalığı o yüzden seviyorum yani. Yoksa sürekli tek başımızdayız yani bu turun içinde. Avantajı o kalabalığın. Tarih olarak da bugün 5 Ekim. Bu video ne zaman yayına gelir bilmiyorum. 7 Ekim doğum günüm. İki gün sonra yani çarşamba günü yolda mı oluruz artık eve gider miyiz bilmiyoruz ama bakalım. Evet dostlar bir 15'e durduk. Şöyle göstereyim. Kahve yapıyorum. Şeker var çikolata var. Hep beraber dört arabayız. Bir araba başka yoldan gitti. Trafiğe takıldı. Kahvemizi içeceğiz. Bir 15 dakika yapmış olacağız. Bir saat falan daha sürüp ondan sonra 45'i tamamlarken yemek yiyeceğiz. Sonra adresteyiz. Ama buranın zevki başka. Nerede oldu? Arabanın içinde arabaya şeye vurduk. Göğüse vurduk. Oo nasıl sert vurmuş?
03:07 Ben merdivene vurdum bir kere. Merdivene vurdum. Nasıl sert vurmuşun sen? Var ya. Yılmaz abi ne zaman emekli oluyorsun ya? Video çektik ya. Var ya yemin ediyorum işte emekli olacak kadrodan. O kadar olmaz vallahi. Baş çekenlerden sızlatıyor. Evet. Kaç yaş? Yaş kaç? 55'ten sonra emeklilik. Evet. Haydi gençlere bırakın artık çek. B emekli misin? 6. Yook. Türkiye'de yok. Türkiye'de ben Bulgaristan'da yok. 67'de ama 65'i tutuyorum ben. Nerede 67'de olacak? Bulgaristan'da. Burada da Bulgaristan'da da hani 60'tan sonra emeklilik vardı. Yok. Şoförlerde kademeli olabiliyor. D araba kahve içiyoruz. La şirketinde çalışırsa sen yapabilirsin.
03:54 Ne yaparsan la şirket. Şimdi benim eee benim Onur abi kafayı yiğime. Diktir ab. şey olarak yani bir normal bir şartlarda 45'te veya 50'de ama 45'te olması gerekiyor. Emeklilik eee yok. Eee devlet memuru olsam bir gün izin hakkım var. 55'te 2 gün 60da bizde yok mu? Açabiliyor muy? Ben niye açamıyorum? Bizde yok mu? Gözünün içine bakıyorum. Diyorum ki böyle eğildim baktım senle nasıl böyle bakabiliyor mu diye. Benim gözümde
04:41 gözlük var. Ben böyle yapıyorum. Seni dinliyorum. Güneş böyle yapıyorum. O o yan tarafta geliyor. Biz ne zaman emekli olacağız abi? [kahkaha] Onu kim söyleyecek artık? Senin daha 40 savaş olduk t emekliliğe gerek yok ya. Bak savaş olduk. Savaş mı çıkaracağız emekli olmaya? Herkes diyor ki bir emekli olsam ben karşıyım. Dünyanın şartı bu. Emekli olduğun anda bil ki bütün hastalıklar dünya kalabalıksın. Dünyada sen artık var yok bir insansın. Artık hazırı bekleyen biri devlet sana pek fazla dikkat çevirmez. Ama gençliğinde senin suyunu çıkardı
05:30 çalışır. 64'tan öte bankaya gidersin para vermez. Evet. Oraya gidersin iş vermezler. Oraya gelirsin derler ki yaşın kaç senin? Ne yapacaksın sen? Git eve otur. Abi öyle çalışacağım ya. Kaça kadar yaptın? Yaptın ondan sonra olmuyor abi? Kaça kadar? 45'e kadar. 45'e kadar yaptın yaptın yapmadın. Oradan ötesan sonradaki rahlar zatyor. Belli değil. Evet durumlar böyle iç karartı. En iyi en iyi acı ama gerçek ler. En iyi günlerin zaten bir eee irsat 20 yaşına kadar adam gibi yaşarım.
06:19 20'den 25'e kadar veririm. 25'ten 40'a kadar köpek gibi çalışıyorsun. 4045'ten sonra hayır eşek gibi çalışıyorsun. 4045'ten sonra köpek gibi yiyorsun. Nasıl oluyor bu? O da sağlığın el verirse. Bir ev yapanda hep 25'ten 45'e kadar bir ev falan fıstık. Sonra artık çoluk çoluk çocuğu büyü arın kahvesi yok. Çolun çocuğun artını yiyorsun köpek gibi. Ne oldu? 60'tan sonra torunlarından maymun gibi oyna. Evet. Aynı sorularla öyle bu hayat böyle gerek yok fazla saldırmaya de böyle can sıkıntı lar büyük bunu aldım hadi gidelim
07:06 acaba gerçek hayat acaba gerçeklerle dün evde yaptığım yemeklerden hemen mikrodalgamızı attık burada ısınıyor şöyle gösterecek olursak Brüksel lanası havuçlu patatesli e diğer bizim abiler de işte bir iki yemekler bir şeyler çıkaracak herkes kendinde ne varsa ortaya dizleyeceğiz şimdi bir masa yapacağız Ondan sonra yiyeceğiz. Biraz dinlenmiş olacağız. Sonra devam. Çok güzel bir ortamda durdum. Dedim burada çekim yapayım. Yiyeceğiz. Yola devam edeceğiz. Domatesleri göstereyim. Bak organik Bulgaristan domatesi. Bulgar çok güzel. Das Bulgaria. He dur. Kim kim? O kim? Kamera. Oo Hamza abi göçüyor. Kamp malzemesi. Evet. Çadır yok mu? Çadır. Ne getirdin l abi? Bu kadar her bir şey getirdim. Hazır yemek. Aha. O ne ya?
07:53 Brüksel lanası. Bunda ne var? Tava, tencere. Burası burası Brüksel mi? Brüksel. Burası sucuk ekmek yapacağız dediniz. Sucuklu sucuklu yumurta yapacağız dediniz. Getirdim ben. Şimdi kahvaltı mahvaltı uğraşmayal dedik ya. Yemek Onur abide de yemek var. Bizim Cem abi nerede? Kaypim. Herkes salata yapıp getiriyormuş onlar. Yumurta geldi, zeytinyağı geldi. Domatesen bir tane alayım ya. Çok canım çekti. Ne istiyor? Selfie istediler. Videodan alırız abi. Siyasi sembol yok. Lütfen abi oldu ya. Biz gene geldik yan yana. Abi sağ olsun tek yapmış. Kör Yaşar'la Topal Osman buluştu. Kim? Kör Yaşarla Topal Osman.
08:41 Süze yüzüze bak. Benim bu araba çok yakıyor ya. 30 30'dan aşağı düşmüyor hiç. Eski laf abi. Ne bekliyorsun? Basmıyorum. 8080 geliyorum. 30'dan aşağı düşmüyorum. Satayım sana XG. Ahmet abiden alacağım ben. A sen benim canımsın abi ya. Ahmet Ahmet abiden alacağım. Senden almayacağım arabayı. Ya bunlar kutupta mı yaşıyor? Kaçta taşıyorlar ben anlamıyorum. Arabaları susmuyor şeyleri. Gel bakın öyle. Abi ne yapacağım? Ne ben ne değişti? Bu yanık de mi ısıttın sen? Çok güzelmiş. Ne diyorsun? He Can normalde evde ömrümde hiç yemediğim şeyi yiyorum şu an. Nasıl? Güzel mi abi? Deniyorum. Sen bunu burnuna mı ısıttın? Hım. Oğum mikrodalgaya nasıl koyuyor? Bu fırın abi. Mikrodalga değil bu. Benimki normal fırın. İçinde et, tavuk, balık ne istiyorsan yap. Ama tabii evdeki fırın kadar olmaz. Yalnız yapıyor. Koku yok. Koku yok, duman yok,
09:30 buhar yok, hiçbir şey yok. Tertemiz. [müzik] Dostlar. Evet saatimiz yetmedi. 27 dakikalık bir yol kala. Daha doğrusu 27 kmreye mi yok 26 km 27 dakika sürecek bir mesafede kaldık. E sabah alacağız konteynerları. Daha doğrusu bırakacağız. Sabah alacağız ve yola devam edeceğiz. Saat 700'de açılıyormuş. O saatte orada olacağız. Konteynerı e bırakıp alıp geri Rotterdam'a doğru döneceğiz. Şimdi de biraz saat erken bizim abiler sandık
10:19 açtı. Çay koyuyorlar. Çay içeceğiz, oturacağız. Sohbet muhabbet işte ondan sonra yatacağız. O zaman sabah görüşmek üzere. Evet dostlar günaydın. Günaydın. Günaym da işte gecenin vaktinde çıktık yine yollara. Gece de değil aslında kış gelmeye başladı ya. Havalar karardı. 620 şu anda saat 700'de açılıyor dediler. 7'de oradayız zaten. 20 dakikalık, 25 dakikalık yolumuz var. 5 araba yine peş peşe aynı anda çıktık. Yardırmaya devam. Evet, Manayemda limandayız. Abi limanlarda sevmediğim, bazı limanlarda sevmediğim, sıkıntı yaşadım ve sevmediğim tek şey mesela diyor ki git A1'e bırak. Abi yerde yazmıyor. Ben A1'i nereden bileceğim? Nereden bileceğim? A1 neresi? B1 neresi? C2 neresi? Bu yere sprey çok mu pahalı ya? İki tane spreyle yere yazmak çok mu zor? Adamlar bak kendine yazıyor. Peron yani yukarıdan
11:08 bırakan G yazıyor. G diye bir sayı zaten şey harf zaten yok. C'ye kadar var. Ya geliyor birisi uyarıyor burası değil diyor ya da alana kadar bekliyoruz. Başka formülü yok ama saçmalık yani. Evet dostlar konteynerları alırken zaten çekmiştik. 3 saat 3,5 saat sürdük. Şimdi tam adrese varacak bir yerde durduk. Kahvaltı yapacağız. Acıktık. Çay koydum ben. Bizim abiler de bir malzemeler, ıvır zıvır bir şeyler getirdi. Şimdi bir tane banka oturacağız. Kahvaltımızı yapacağız. Ondan sonra öğleden sonra inşallah şeydeyiz. Rotterdam'dayız. Konteynerları teslim edeceğiz. Ertesi günün işi veya o günün devamında ne iş verecekseler ona bakacağız da tahminen bu hafta buraya git gel yaparız gibi. Başka iş vardır aynı güzergah aynı müşteriden diye düşünüyoruz. Bakalım o zaman görüşmek üzere. Evet dostlar
11:56 selamlar. Neredeyiz? Rotterd'den Muslakte Plaza. Arada bayağı bir çekim yapmadığım bölüm var. Buraya geldik. Şimdi eee normalde işi bırakacağımız yani konteyner bırakacağımız yer değişti. Biz de burada hem tuvalet labu işini hallederiz hem de yemek yeriz diye geldik. Sonradan attılar. Başka yere bırakacağız. Şimdi konteyner bırakacağımız yer değişti. Oraya doğru yola çıktık. Beş arabayız. Yine peş peşe bırakacağız. Yarın işi Belçika Antverpen'de. Saatimiz kalırsa eve dönüş yapacağız. Kalmazsa Allah kerim. Hamburger yedik burada. Çekemedim. Acayip acıkmışım. Ne yapacağız, ne edeceğiz derken derken aç kaldık. Aç kalmanın şeyi de birden yemeğe saldırdım. Şimdi herkes yerken de yemek yiyip çekmek pek hoşuma gitmiyor. Sohbete de alıyoruz çünkü kalabalık olunca böyle de bir yani avantajı var. Dezavantajı da bu. Şimdi kalabalık olunca herkes videoda yer almak
12:42 istemiyor veya hani onlar sohbet ederken arada kamerayla açıp çekim yapmak böyle bir ters oluyor, ayıp oluyor. Ondan dolayı bazen böyle çekemediğim yerler var. Geniş zamanda, boş zamanda çekebiliyorum. Yani işimiz bitti. Acelemiz yokken çok rahat çekebiliyoruz ama öbür türlü ayıp olmasın diye çekmiyoruz. Şöyle göstereyim hatta. Bak be arabayız ben dahil. 1 2 3 4 araba arada bir tane bak konteyner var. O bizim değil. Bir de ben varım. Beş araba. Beş araba. Buradan gidiyoruz. Konteynerı bırakacağız. Dah acayip bir trafik var. Gelirken zar zor geldik yani. Öyle de söyleyeyim. Giderken nasıl yapacağız? İnşallah bu kadar yoğun trafikte gitmeyiz. Bakalım. O zaman biraz kapatıyorum. Orada görüşürüz. Trafiği göstermek gerekirse abi kontak kapatmış durumda herkes. Biz AD yolu var. ADR yolundan gidiyoruz şu anda. Burası yani ADR yolu yan yol, nasyonel
13:31 yol diye de geçiyor da burası iptal yani. Bayağı bir iptal. Ne var bilmiyorum ama bir olay varsa çekeceğiz göreceğiz. Evet uzun maceralı bir güzergah gidiş gelişi dahil tamamladık. Geldik çok şükür beş araba beraber gittik geldik. Kahvaltımızı yemeğimizi, konteyner almamızı vermemizi hep beraber yaptık. Şimdi ayrılma zamanı. Ben Belçika Antwerpen'e döneceğim. 10 saati uzatırsam 2 saat 19 dakikam var. Zaten Anversi yetişecek. Hani en azından eve gitmiş olacağım. Şimdi işi kapatıyorum. Son evrakları sisteme yüklüyorum. Teslim ediyorum. Ondan sonra video da burada bitmiş olacak. Beni izlediğiniz için teşekkür ederim. Buraya kadar izlediyseniz, izlemediyseniz de nereye kadar izlediyseniz oraya kadar teşekkür ederim. Şimdiden size günaydın, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler diliyorum. Hoşça kalın. M.