İçeriğe atla

(300 KM) Almanya'ya Taş Taşıdım! (Kabin içi sohbetler 1. Bölüm)

· 17 dk · YouTube'da izle

Videoda neler var?

  • Belçika’dan Almanya’ya 300 km yol yapıp 20’lik konteynerde 26 ton granit taşı teslim ediyorum.
  • Gümrük kontrolünden sonra takograf süremin son dakikalarında teslimat adresine ancak yetişiyorum.
  • Köy yollarındaki 7,5 ton yasağı levhasını, dar sokaklarda tırla manevrayı ve rampada boşaltmayı gösteriyorum.
  • Dönüşte 45 dakikalık molada kabinde kavun kesip kahve hazırlıyor, tırdaki kamp hayatını anlatıyorum.
  • Yeni sohbet serisini, yazdığım e-kitabı, danışmanlık planımı ve kanalın bana maliyetini açıkça konuşuyorum.
  • Bana mesaj atacaklara bir rica iletiyor, Hollanda sınırını geçip boş konteyneri bırakarak günü bitiriyorum.

Bu videoda Belçika’dan Almanya’ya 300 km yol yaptım. Yükümüz 20’lik konteynerde 26 ton granit, uzun ve ağır taşlar. Yanımda Yakup abi de vardı, iki araç birlikte gittik. Bu sefer yoldan çok kabinde konuştum: kanalın gidişatı, yeni sohbet serisi, e-kitap ve bana en çok gelen sorular.

Yükleme günü neden ertesi sabaha kaldı?

Bir gün önce akşamdan gelmiştik. Benim belediyede randevum olduğu için tırı Yakup abi getirdi, ben taksiyle geldim. Yıllardır geldiğim bu yerde ilk defa “rampaya yanaş” dediler. Tır orada olmadığı için yanaşamadım. İki aracı birlikte yapmak istediler, iş sabaha kaldı. Sabah gümrük işlemleri bitti, konteyneri açıp gaz kontrolü yaptılar ve yola çıktık.

Takograf son dakikada yetişir mi?

300 km’nin sonunda adrese 2,6 km kala benim 5 dakikam kalmıştı. Tam ucu ucuna. Yakup abi gümrük sahasının önünden yola çıktığı için onun süresi biraz daha farklıydı. Ben garajdan geldiğim için takografı daha geriden açmıştım. İki araç birlikte gidince bu küçük farklar bile planı etkiliyor.

Dönüşte de aynı hesap. Sürüşümü 4,5 saat olarak açtım, navigasyon varışı 3 saat 27 dakika gösteriyordu. Trafik çıkarsa süre patlayacaktı. Bu yüzden yolda bir 45 dakika verdim ki garaja en azından 10 saatlik günü uzatarak varabileyim. Bu sürelerin mantığını Avrupa’da sürüş ve dinlenme süreleri yazısında, cihazın kullanımını da dijital takograf rehberinde anlattım.

Almanya’da 7,5 ton yasağı ve dar sokaklar

Adrese yaklaşırken karşıma 7,5 ton yasağı levhası çıktı. Altında Almanca bir ek levha vardı. Tahminim, o yolda işi olan, yük indirecek araca izin verildiğiydi. Burada şunu öğrendim: Bu ek levhalardaki temel kelimeleri bilmek gerekiyor. Navigasyona her zaman güvenemiyorsun. Bildiğim kadarıyla bu yasaklar çoğu zaman tırların sürekli geçmesinden şikâyet eden yöre halkı yüzünden konuyor. Kapının önünden gün boyu tır geçse ben de şikâyet ederdim.

Yer tam bir köy gibiydi. Dar sokaklarda karşıdan gelenin geçmesini bekleyip öyle girdik. Rampaya yanaştıktan sonra aslında o gün indirmeyeceklerdi, rica minnet indirdiler. Boşaltma yarım saat ile 45 dakika arası sürdü, bu sürede dinlenip bir şeyler atıştırdık.

Benim bir kuralım var: Nereden girdiysem oradan çıkarım. Navigasyon başka bir yol verse de bilmediğin yer seni çıkmaza sokabilir. Bir kere gelebildiğin yoldan gidebilirsin de.

Tırda kamp hayatı: Bıçak yok, tabak yok

Molada kavun kesmek istedim, bıçağımı evde unutmuşum. Tabaklar da evde kalmış. Kesme tahtasının üstünde yedik. Tırda yaşamak biraz kamp yapmaya benziyor, bir şey hep eksik kalıyor. Soğuk sütlü kahvemi plastik şişede hazırlıyorum. Cam şişe daha sağlıklı ama sallanan kabinde kırılır diye kullanmıyorum. Kabin düzeniyle ilgili tüyoları tır kabininde yaşam yazısında topladım.

Kanalda neler başlıyor?

Yeni bir sohbet serisine başlıyorum. Konuklar tır şoförleri ve Avrupa’ya göçmüş, ana dili Türkçe olan insanlar. Belçika’ya, Almanya’ya, Litvanya’ya gelenlerle o ülkeyi konuşacağız. Belçika’da çalışıp Türkiye’ye dönen bir arkadaşla da neden döndüğünü konuşmak istiyorum. Patronlarla da sohbetlerimiz olacak.

Bir de Avrupa’da tırcılık ve ADR şoförlüğü üzerine e-kitaplar yazıyorum. Şunu açık söyleyeyim: Şu an bu işten bir kazancım yok. Editörüme her ay ödeme yapıyorum, kamera ekipmanı ve internet de ayrı masraf. Kanalda para kazanma o gün itibarıyla kapalıydı, hiçbir aracı kurumun reklamını da yapmadım. Kitapları masrafımı çıkaracak kadar düşük bir fiyata satmayı düşünüyorum. Birebir danışmanlık da vereceğim: Profiline bakıp sürecin nasıl ilerlediğini, nereye başvurman gerektiğini konuşacağız. Ayrıntılar Mağaza sayfasında.

Bana soru soracaksan lütfen bunu yapma

Instagram’da 100–150 mesaj birikiyor. Birçoğu “Abi bir soru sorabilir miyim?” diye başlıyor. Ben “Tabii” yazıyorum, sonra soru geliyor, iki kat zaman gidiyor. Lütfen sorunu doğrudan yaz. Müsaitsem ve bildiğim bir konuysa en azından bir ses kaydıyla dönmeye çalışırım.

Dönüşte Hollanda sınırını geçtik. Sınırları artık çekmiyorum, çünkü çoğu yerde kapı bile yok, sokak değiştirir gibi ülke değiştiriyorsun. Ayrıca sınırda çekim yapmak polisle sorun çıkarabilir. Sabahları o liman kilitlendiği için boş konteyneri aynı akşam bıraktım ve günü bitirdim.

Videonun tam metni

YouTube'un otomatik altyazısından alındı; konuşma dili olduğu için küçük yazım hataları olabilir. Zaman damgasına basınca video o andan açılır.

00:00 Evet, dostlar. Selamlar. 300 km yolumuz var. Almanya'ya taş götürüyoruz. Granit, değişik böyle uzun taşlar. 20'lik konteynerda. Dün akşamdan geldik buraya normalde. Bizim diğer şoför abi benden hani o tırla geldi, ben taksiyle geldim. Çünkü belediyede randevum vardı. Belediye randevum olduğu için ben taksiyle geldim. Buradan belediyeye geçecektim. Semeri'yi verip. Buraya da yıllardır geliyorum. Daha bugüne kadar hiç rampaya yanaş dediklerini görmedim. İş ters gidecek ya, rampaya yanaş dediler. Abi, rampaya yanaş deyince rampaya yanaşamadık. Çünkü tır burada değil. Bizim abi yanaşsın, ben sonra şey yaparım diyorum. Yok. Yani ben sabah geleyim, ikisi birden olacak dediler. Onu da şey yapmadılar. Öyle olunca sıkıntı. Bekledik, sabah geldik şimdi. Şimdi gümrüğümüz bitti. Açtılar, gaz kontrolü, bilmem ne. Bastık, gidiyoruz.

00:48 Bismillah dedik. Evet, dostlar. 300 km'lik yolumuz bitti sayılır. 2.6 km var. 5 dakika var. Tam böyle ucu ucuna. Benim 5 dakikam var da bizim Yakup abi var arkamda. Onun dakikası o var bildiğim kadar. Çünkü ben garajdan geldim, o gümrük sahasının önündeydi. Takoyu oradan açtı ama ben biraz daha geriden açmış oldum yani. Bir 10 dakika falan oynuyordur aramızda. Şimdi gireceğiz. Bakalım hızlı mı boşaltacaklar, nasıl yapacaklar, sistem nasıl? Onu da bilmiyoruz da. Evet, 7.5 ton yasağı var. İleri doğru. Nasıl gireceğiz? Angler frei frei frei ne demek? Boşaltma varsa demek galiba ama ama o altında bir şey yazıyor. Almanca yazıyor. İşte bu bunun temel terimleri bilmek lazım da her haritada ya da yani işaret işaret olması lazım. Tamam, 7.5

01:37 ton yasak ama yük boşaltacaksan serbest gibi bir şey olması lazım. Zaten bakmıştı bizim Yakup abi köy gibi bir yer dediydi. 7.5 ton yasaklık da bir şey yok yani burada bu arada. Genelde o ondaki problem şununla alakalı oluyor. Buradaki halk şikayetçi oluyor. Yani tırlar geçiyor sürekli, ses, gürültü, tehlike arz ediyor diye şikayet ediyorlar. Sonra böyle yasak konuluyor bildiğim kadar. Haklılar bir yerde. Sürekli adamın kapısının çat, küt, pat tır geçse nasıl olur? Selamünaleyküm. İzmir'e selam olsun. Şimdi sizin geçmeniz lazım ki biz buraya girebilelim. Ah, ben kırdım. Çocuk yol verdi ya, teşekkür ederiz. Bak onlar da oradan gidiyor. Abi Türkler hep aynı yolu kullanıyor diyebilir miyiz?

02:24 Türkler hep değil, başka yol yok yani. Nereden gideceğiz? Aha, Lidl var, Rossmann var. Tamam abi, buralara bir uğrarız. Alışveriş yapılır. Tırla şuraya gireceksin kafayla. Ooo, burada 20'likle girsek buradan döneriz de. Ben burayı göze kestirdim. Jacob abi geliyor mu? Jacob abi neredesin? Jacob abi. Geliyor, tamam. Harmandan geliyor. Hasattan geliyor. Harman mı, hasat mı? Ooo, patates. Bak espri geldi bir tane de yapmayacağım abi. Irkçı bir espri. Almanlara karşı öyle diyorlarmış. Almanlara patatesle alakalı bir espri var. Bilenler varsa yoruma yazsın. Ben yapmıyorum şu an o şakayı. Şimdi buradan da gir demezler inşallah. Buradan nasıl gireceğiz zaten, o da ayrı meçhul. Bence ileri. Jacob abi arkamda mısın? Neredesin? Tamam, burada giriş var gibi. Burada giriş var gibi. Şimdi

03:14 şöyle yapalım. Buraya bir varış diyelim. Tak, vardık. Nereye duracağız, nasıl yapacağız acaba? Rampa mampa da yok da. Jacob abi gel, sen de dur abi. Evet dostlar, rampaya yanaştık. Normalde bugün indirmeyeceğiz dediler. Biz bir şekilde bir rica minnet şimdi indirmeye başlıyorlar. Tabii değişik bir sistemle indirecekler herhalde. Bak bu taşlardan getirdik aynısından. Bayağı da ağır böyle 26 ton zaten 20'lik konteynerde. Bakalım ne kadar sürecek. Rampada bir yarım saat 45 dakika yapmış olacağız hem de. O sürede dinleniyor olacağız. Bir şeyler atıştıracağız. Sonra devam. Evet dostlar, boşaltma bitti. Tırcılıkta hep şunu kendime bir düstur mu denir, metot mu denir ya da yediğim kaşık mı denir yani

04:04 her yiğidin bir yoğurt yiyiş tarzı mı denir? Nereden giriyorsam oradan çıkarım abi. Yani buradan geldiğim için bu yoldan gidiyorum. Navigasyon öbür tarafı da verse abi başka yere çıkarabilir. Gözünle gördüğün, bildiğin yer, geldiğin yer bir kez gelebildiysen gidebilirsin demek. O yüzden buradan çıkıyoruz. SMR'mizi sisteme yükledik, yola gidişine tıkladık. 3.27 diyor. Oraya tek tako bakacağız varacak mı, varmayacak mı? 4.30'u açtık. Şurada bir Lidl var. Lidl'a durup ekmek falan bir şeyler alabiliriz. Almanya'da içecek falan da iyi oluyor. Yani şey ucuz oluyor. Su falan da alınabilir. Bakalım girebilir miyiz? Şimdi gözüm kesecek mi? Hemen bakıyorum. Girişi çok dar gibi de içerisi bayağı geniş de sen girsek dönermişiz. Orası da yayla yine kamerayla izleniyor diye. Neyse saldım. Gel buraya. Aa bak buraya girermişiz aslında.

04:52 Konteynerları ATO denilen bir depo gibi böyle konteyner, boş konteyner genelde deposu var. Dolu da bırakılıyor bazen. Oraya bırakacağız. Ya bu Fiat 500'lere bayılıyorum ya. Hani kadın arabası da hanıma alacaksın abi. Hanıma alacaksın binsin. Yani 500L'ye de sürdüm. 500L'ye daha çok hoşuma gitti. Aile arabası öyle. Küçük bu 500'lerden sürmedim ve çok pahalı bunlar. Yani şu 500'e elektrikleri falan 20.000 euro istiyorlar. Belki Skoda. O paraya Golf GT falan var otomatik. Hani iyi bir modelli bir araba var veya işte 26-27'ye GT-R'lar var hem de böyle yapılı yani güzel yapılı haliyle var. İlginç geliyor. O zaman dostlar, yola devam edelim. Bakalım ben yine ara ara çekimler yapacağım. Evet dostlar, 45'e durduk. Bu niye böyle kirli duruyor ya?

05:39 Su yemiş çünkü yetmeyecek trafik falan tako patlayacaktı. Mecbur bir 45 yapalım dedik. Hem de dedik 10 saate mi artık tamamlayacağız, nasıl yapacaksak. Garaja varalım en azından. Aa, çekirdek var. Ben de çekirdeğim bitsin diyorum arkadaşlar. Çekirdeğimiz var, kahvemiz var. Şunu şuradan almamız lazım. Hoppala. Bir de film izliyorum. Bunu geri bu peşçesine koyacağım. Yakup ağam da buraya durdu. Onun karnı acıkmış, o da yemek yiyecek. Ben aç değilim. Ben tarhana şeylerinden aldıydım, onlardan deneyeyim diye. Tarhana cips. Yolda tarhana cipsi yiyip duruyorum. Buradan da oğlum Maraşlılar çok seviyordu herhalde. Maraşlılara, Maraş'a selam olsun. Sütlü yapıyorum bunu, soğuk. Yani peşçesine döküyorum, dolaba atıyorum soğuk bir şekilde, yani soğuyor. Çok güzel oluyor. Başka, başka bir şeyimiz yok.

06:26 Çekirdeğimiz var, kahvemiz gelecek, kavun var. Bir de kavun keseceğim şimdi. Bunun yarısı bize fazlasıyla yeter. Şöyle. Aa, kavunu kesemiyorum çünkü bıçağım yok. Evde, evde unutmuşum. Şundaki bıçaklar keser mi? Aslında keser ya. Kavunu da keselim. Kavunu keseceğiz ama şuradan bir gazete kağıdı alalım. Bunları Aldi ve Lidl'lardan alıyorum. Böyle bir şey falan yaparken. Sofra bezimizi de serelim. Tabağa çıkartmadık. Nereye keseceğiz biz bunu? Tabağı bulamıyorum. Hayda, tabak yok mu ya? Ev, aa, eve götürdüydüm, getirmedim herhalde. Yoksa şuraya mı koydum diyeceğim. Tencere burada. Maalesef ki tabak yok. Artık şunun, aha, şunun üstünde yeriz ya. Demokraside çareler tükenmez. Hem zaten kesme tahtası. Kesmişken, abi şuna bak,

07:14 bıçak yok, bir şey yok. Ben bu hafta niye böyle oldu ya? Kestiğim bıçağa bak. Evet, tırda kamp hayatı böyle oluyor abi. Tırda bir kampçı gibisin aynı. Kampta da eksik hiçbir zaman bitmez. Yani Atik ailesi değilsen, onlara da buradan selam olsun. İzliyorum yani videolarını severek. E tabii her zaman öyle denk gelmiyor ama eskiden çok denk geliyordu. Çok güzel kamp yani. Malzemelerin reklamını yapıyorlar tabii ama imkan olacak, yapacaksın abi. Güzel yani. Türkiye'deyken yapıyorduk. Burada denk gelmiyor ama burada da işleri güçleri rayına oturturursak inşallah burada da yapacağız yani o düzeni burada da kuracağız. Şimdi bir video serisine başlayacağım bu arada arkadaşlar ondan da biraz bahsedeyim. Genelde tır şoförlerini veya Avrupa'ya göçmüş Türk vatandaşlarını konu almayı düşünüyorum şimdilik en azından. Sonrasında tabii değişebilir. Yani ana dili Türkçe olan

08:02 herkesle bir video çekebilirim. Neden yani Türkiye'den buraya geldiklerine dair, neden tırcılık? Özellikle mesela Türkiye'den gelen benim gibi gelen arkadaşlar için düşüncelerden bir tanesi bu. İşte Belçika'dan [boğazını temizler] mesela Belçika'ya gelen arkadaşımla Belçika için, işte Almanya'ya gelen arkadaşımla Almanya için, Litvanyalı bir abim var yani Litvanya oturumlu. İşte Alman var, Türkiye'ye dönmüş Belçika'da 3 yıl çalışmış Belçika oturumlu bir arkadaşım var. Hani neden döndü, ne aradı ne buldu? Az önce onunla konuşuyordum zaten kapatmadan önce. Kendisine de buradan selam olsun. O kendini biliyor. Videoda da yer almak ister mutlaka bir gün. Tabii imkanlar dahilinde işte ayarlamak lazım. Ondan sonra başka hangi ülkeler var? Bulgaristan oturumlu var, Romanya'da şirketi olan Belçika'da bu civarlarda

08:50 çalışan bir abim var. Onunla işte patronlar üzerine, Hollanda'da ve Bulgaristan'da şirketi olan eski patronum var. Onunla yani geçenlerde yanıma bir uğra demiş. Antreposu var Hollanda'da. Ona da uğrayacağız. Yani çok güzel videolar en azından bilgilendirici çok güzel videolar geleceğini düşünüyorum. Takipte kalırsanız bu kanalı sadece hani yani sadece geldik gittik şuraya gezdik kanal değil de şu anda bir kitle oluştuğu için videolar tam izlenmez diye düşündüğüm için böyle ilerliyorum ama hani çok güzel içerik planlarım var. Şu anda yazdığım bir e-kitap var Avrupa'ya tırcılık 101 ADR şoförlüğü. Bu ADR ile ilgili yine var. Kitap olarak çok cüzi miktarlarda hani en azından maliyetlerimi çıkartacak bu işe yatırdığım maliyeti şu anda bir kazancım yok. Editörüm var, kamera ekipmanlarım

09:37 var, internetim yetmiyor, bununla ilgili ödemelerim var. Yani bir emek veriyorum. Bunun için internet sitem var, tırcılara özel yaptığım bir site var. Bu hala geliştirme aşamasında. Farklı bir proje daha var, tır firmalar için. Varolu var, içerik ve şeyde sıkıntım yok ama buraya bir yatırım yapıyorum. Kimse hani demesin ki ya Cihan işte tamam para kazanmak için. Şu anda gerçekten bir para kazancım yok ve cebimden çıkıyor sürekli. En azından bu e-kitapla bana destek olmak isteyen, hani bilgi almak isteyen arkadaşlara böyle bir şey yapacağım. Hani kitap satışı yapacağım. Hani kimsede yani cüzi miktarlar düşünüyorum açıkçası. Millet 8-10 bin isterken ben size bir bilgi verip buraya geliş için, gidiş için, nereden başlanır, nasıl yapılır hani bilgisini veriyorsam, nasıl dolandırılmazsın bilgisini veriyorsam işte 5 dolar, 10 dolar veya 5 euro, 10 euro gerçekten

10:26 para olmaması lazım hani bu şeylerin karşısında. Bakalım inşallah bana destek olursunuz hani bu konuda, bu çıktığım yolda. Beni mutlu edersiniz. Gerçekten kazancım olmadığını tekrar tekrar söylüyorum ve bunu göstereceğim. Şu an için yok. Hani bu bu işten kazanmayacağım, kazanmak istemiyorum demek anlamına gelmiyor. İnsan illaki yaptığı işten para kazanmak ister. Şu anda ben ayda 100 dolar, 200 dolar para kazansam, euro kazansam benim için çok iyi bir kazanç olur. Yani ben aylık şu an para veriyorum Türkiye'de editörüme. Enes kendisi beni takip ediyor Instagram'dan falan. Hatta bir gün onun da reklamını yaparım. Çok iyi bir editör kendisi, çok sevdim. Yaklaşık 2 ay oldu, 3. aya döneceğiz galiba. Çalışıyoruz. İyi bir arkadaşım, genç bir arkadaşımız. Yani editörlüğü de sadece onun da reklamını yapayım yani. Editörlüğü

11:14 sadece işte yaptım video bitti değil de abi şunu da yapsan iyi olur. Hani beni eksik kaldığım yerde yönlendiriyor. Bu da tabii içeriklerin izlenmesine katkı sağlıyor. Şimdi içerik izlendiği için de ben Enes Enes'i daha bir iyi görüyorum yani kafamda. Çünkü abi eee, video izlenmese, bir yere kadar izlense veya bir kitle oluşturamasam, ben vazgeçeceğim bu işten. Yapmayayım diyeceğim. Niye? E, çünkü para yatır, yatır, yatır, karşılığında hiçbir şey alamıyorsan ve cebinden sürekli para çıkıyorsa, her insanın bir, eee, ihtiyacı, geliri, harcaması, hayat hedefleri, planları var. E, hedeflerin gerçekleşmiyorsa, bu işi devam etmezsin. Ama şu an bir şeyler olduğu için, kazanç yok ama en azından olabilecek potansiyeli gördüğüm için, hatta şu an YouTube'da bile hani bu videoyu izliyorsanız, karşınıza reklam

12:02 çıkmayacak. Çünkü benim para kazanmam açık değil. 12.000 takipçi var ama para kazanma kapalı. O yüzden, eee, yani hem para kazanmam kapalı, hem, eee, diğer kanallardan hiçbir yerden hani öyle bir ekstra destek, bir şey, reklam yok. Hiçbir aracı kurumun falan reklamını yapmadım. Teklifler geliyor ama mantıklı ve iyi bir teklif bulamadım. Ondan dolayıdır ki kazancım yok abi. Günün sonunda bir şeyler tabii insan en azından şu anda maliyeti kurtarmak istiyorum. Burada YouTube açıklamasında, hatta burada profilde de link olur büyük ihtimal. Kendi sitesinin linki. E-kitaplarıma göz atabilirsiniz. Danışmanlık isteyenler varsa da şayet, direkt bu işin de danışmanlığını yapacağım. Hani şöyle danışmanlık: Birebir hani süreç nasıl ilerler, nasıl olur, ne yapman gerekiyor. Yani bir şurada iş var. Abi, buraya başvuracaksın. Şu kadar para, 6.000, 7.000 euro değil. Ben, eee, saatlik bir

12:50 ücret belirleyeceğim. Ortalama şu an bir 25 euro bandında düşünüyorum. Çünkü bir saat size birebir vereceğim. Profilinize göre bir çalışma yapacağız. Nedir, ne değildir. Ve elimde tabii if, firma listeleri de olacak. O firma listelerine bir başvuru süreci gibi olacak. Tamam. Kafada çektik, bunları yaptık. Şimdi öne alayım, bir de öyle çekelim, devam edelim. Abi, tek temennim kendimi yakmamak. Çünkü çok sıcak. Ooo, dökülüyor. Dökülme arkadaşım, dökülme arkadaşım. Dökülmesene arkadaşım. Anasını satayım. Ya, aslında bu plastik şişede de hiç sağlıklı değil. Ama alternatif olarak buna bir cam şişe almak lazım ama arabanın içinde sallantıyla koyduğum yeri unutursam kırılma ihtimali de çok yüksek ve muhtemel ki ben de unutacağımı düşünüyorum. O yüzden mecburen böyle bir plastik şişe kullanma yolundayım. Bunu şimdi içeceğiz. Şişe yamuldu zaten. Şişenin aklı gitti.

13:37 Sıcağı yiyince. Bir sonraki hafta badem sütü alacağım ya. Badem sütüyle falan deneyeceğim. Yani bu laktozlu süt. Aslında sindirimle ilgili benim problemim yok çok şükür ama değişiklik olsun abi. Badem sütü de içiyordum ben spor yaptığım zamanlar. Zaten spora da tekrar başlıyorum. Sosyal medyadan takip edenler görecek. Instagram'ımı hala takip etmiyorsanız zaten ayıp. Orada daha aktifim. Çok fazla mesaj geliyor. Tabii herkese dönemiyorum. Hani diyorum ya genelde videolarım öyle başlıyorum. Avrupa'da tır şoförlüğü yaparken bana sorulan en çok sorulardan bir tanesi nedir? Abi ekran görüntülerini buraya koyacağım. Bana Avrupa'da tır şoförlüğü yaparken sorulan en çok sorulan sorulardan bir tanesi abi bir soru sorabilir miyim? Vaktim varsa sana bilgi soracağım, danışacağım. Lütfen şunu yapmayın ya. Soruyu zaten sormuş

14:24 oluyorsunuz. Neyse ve soracağınızı bana sorarsanız ben müsaitsen bildiğim bir konuysa yanıtlamaya çalışırım. En azından bir ses kaydı atarım. Ama bana soru sormak için soru soruyorsun. Yani kendimi yüceltmek için demiyorum da bir dilek hakkım var abi. Bilgi vereceğim sana. Dilek hakkını soru sormak için kullanıyorsun. Bana onun yerine soruyu sor ki ben müsaitsen sana o konuda cevap vermeye çalışayım. Bunu lütfen yapmayın. Sadece bana karşı değil. Muhtemelen böyle bilgi içeriği, bilgi veren insanlara içerik çeken diğer tır şoförü abiler, arkadaşlar da bu sorunu yaşıyordur. Abi lütfen soruyu sorun ya. Konuyu uzatmayın. Neyse selam vermenize bile gerek olmayabilir. Sorun abi. Ya işte kısa bir merhaba şunu şunu şunu dedi mi bitti yani. Ben müsaitsen zaten dönüş yapıp bilgi vermeye çalışırım ama birçok kişi soru sormak için soru soruyor ve ben bu sorulara cevap

15:10 verirsem 100 tane, 150 tane mesaj var şu an birikmiş sadece Instagram'da. TikTok'ta var, Facebook'ta var. E ben soruya cevap vereceğim veya adam merhaba yazmış. Merhaba tabii sorabilirsin dedim. Herkese bunu dedim. Tekrar diyecek. Yani ben iki katı efor sarf edip bilgi vermem gerekiyor. Bu da böyle süreci kitliyor. Lütfen bunu yapmayın. Soracağınız soruyu sorun. Teşekkür ediyorum. Şimdi Yakup abimi arayayım. Gelsin. Bizim patron Samet abi şey diyor bugün. Yakup abini hiç çekmiyorsun diyor. Abi gelmiyor ki. Ha gelmiş. Jacob abi. Yayındayız. Dur küfür etme. Adam gelmiyor dedik. Bak geldi. Kim o? Patronumuz diyor ya sayın patronumuz. Evet. Eee Yakup abini hiç çekmiyorsun diye. Doğru söylüyor. Abi çekiyorum şimdi. Aaa. Hemen bir Yozgat havası patlat abi bir tane. [kahkaha] Aman aman aman aman aman aman.

15:56 Kavun kestim. Kahve içmiyorsun zaten sen. Kahve içmem ben. Teşekkür ediyorum. Kavun da tam buz gibi olmamış ama soğuk güzel. Bal gibi. Almanya'dan aldım. Ha yok Belçika'dan aldım Türk marketinden. Yakup abi karnını doyurmuş. Kavun da yiyip yola devam ediyoruz. Evet dostlar Hollanda'ya girdik. Sınırları çekmiyorum artık. Yani birçok tırcıdan zaten görüyorsunuz sınır olmadığını, ekspres geçildiğini yani sokak değiştirir gibi zaten ülke değiştiriyorsun. Ekspres bir şekilde geçiyorum. Bak bir kapı yok, bir şey yok. Almanya'ya falan girerken bazen kontrol noktası oluyor ama burada yok mesela. İşte Danimarka tarafında falan var bir birkaç kontrol noktası. İşte Belçika'nın alt bir bölümden girerken yine Almanya'ya var. Yani burada da var aslında ama çok hızlı geçiyorsun. Bazen kapalı oluyor. Hiç yani vermiyor bile seni şeye kontrol noktasına. Direkt gidebiliyorsun. Ondan dolayı çok fazla çekmiyorum yani bir yani biz

16:44 zaten sınırda da çekemezsiniz de hani polis bir şey diyebilir, sorun çıkarabilir hikayesine çekmemek gerekiyor. O yüzden ekspres geçip devam ediyoruz. Evet dostlar günü bitirdik. Konteyneri salladık. Oralarda pek çekemedim. Koştur koştur telaş devam ediyordu. Konteyneri bırakalım telaşı. Bugünden yani sabah yoksa çok erken o liman biraz kilit oluyor. Konteyneri bıraktık. Bilgisayarımı topluyorum. Arkadaşlar geldi. Bir çorba içmeye gideceğiz. Daha doğrusu ev arkadaşım. Zaten aynı eve gidiyoruz. Önce bir çorba morba yemek işini çözüp oradan eve gideceğiz. Dinlenip sabah plana göre bismillah diyeceğiz. Bu video da burada bitiyor. Beni izlediğiniz için teşekkür ederim. Size şimdiden günaydın, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler diyorum.