Danimarka'dan Hollanda'ya Boş ADR Tankı Taşıdım!
Videoda neler var?
- Danimarka’da konteyner alacağım adrese saat 15.40’ta ulaşıyorum ama ofis 15.00’te kapanmış, kimse bana söylememiş.
- Şifreli kapılardan bir Danimarkalının yardımıyla geçiyor, geceyi limanın içinde suyun kenarında geçiriyorum.
- Sabah iki boş, kirli tank konteyneri alıp Almanya üzerinden Hollanda’ya 760 km’lik yola çıkıyorum.
- ADR ayarlı navigasyon beni Hamburg’daki tünellerden geçirmiyor, şehrin göbeğinden dolaştırıyor.
- İkinci 45 dakikalık molayı verip günü 10 saat sürüşle kapatıyor, Hollanda sınırını geçince bir parkta yatıyorum.
- Sisli bir sabahta Moerdijk’e varıp iki konteyneri yıkama ve test için bırakıyorum.
Bu video, Belçika’dan Danimarka’ya yaptığım ADR seferinin dönüş ayağı. Danimarka’da Onur abiyle yollarımız ayrıldı. O dönüş yükü için Hamburg’a gitti, ben de iki boş tank konteyner alıp Hollanda’ya, Moerdijk’e götürdüm. Moerdijk, Antwerpen’e 60–70 km mesafede, Rotterdam yolu üzerinde bir sanayi bölgesi.
Yol 760 km’ydi ve kapanmış bir ofisle başladı.
Adrese geç kalmadığın hâlde iş neden ertesi güne kaldı?
Konteyneri alacağım yer bir limanın içindeydi. Saat 15.20’de bölgedeydim ama doğru kapıyı bulamadım. Her kapıda şifre vardı. Sonunda kapıda beklerken çıkan bir Danimarkalıdan yardım istedim. Kendi şifresiyle beni içeri soktu, sağ olsun.
15.40’ta adresin önündeydim ama ofis 15.00’te kapanmıştı. Bana hiç saat verilmemişti, yani geç kaldığımı düşünmüyorum. Patronla konuştuk, iş sabaha kaldı.
Buradan çıkardığım ders şu: adres liman ya da terminalse kapanış saatini önceden sor. Ben genelde adrese 10–15 km kala bakıyorum. Bu kez o alışkanlık bana bir geceye mal oldu.
Limanın içinde gece kalınır mı?
Dışarıda park yeri yoktu. Çıksam bir daha giremeyebilirdim, girsem çıkabilir miydim, onu da bilmiyordum. Görevliye sordum, “kalabilirsin” dedi. Suyun kenarında, geminin dibinde bir yer buldum ve geceyi orada geçirdim.
Her limanda böyle bir izin yok. Sormadan kalma. Park yerinin dar olduğu bölgelerde nasıl yer bulduğumu tır parkı bulmak yazımda anlattım.
Sabah 7’de ofise gidip konteynerleri aldım, şaseyi kapının önünde ayarladım. İki konteyner de boş ve kirliydi, yıkama tesisine gidiyordu.
ADR yüküyle Hamburg’dan nasıl geçtim?
Danimarka için yol parasını şirket ödemişti. Almanya’ya girince maut cihazım sorunsuz çalıştı. Kuzey Almanya’da yol beni bir süre küçük kasabaların içinden geçirdi. Her yerim şase ve demir olduğu için dar sokaklarda karşıdan gelenle burun buruna gelmek ayrı bir stres.
Asıl mesele Hamburg’du. Kullandığım tır navigasyonunda ADR ayarı var ve tünel kısıtlamasına göre rota çiziyor. Hamburg’da geçtiğimiz tünellerde ADR kısıtlaması vardı, o yüzden navigasyon beni şehrin göbeğinden, büyük bir katedralin yanından geçirdi.
İşin ilginç yanı şu: tünelden geçemiyorsun ama şehir merkezinden geçebiliyorsun. Bir şey olsa insanlara vereceğin zarar burada daha büyük. Kural böyle. Tünel kısıtlama kodlarına ADR ile Türkiye seferi yazımda değindim. Belge tarafı için de ADR sürücü belgesi rehberi var.
Tünel kısıtlamaları ve saatleri yola, tünele ve yüke göre değişir. Güncel bilgiyi resmî kaynaktan kontrol et.
Günü 10 saate uzatırken molaları nasıl ayarladım?
O gün 10 saat sürüşle günü kapatmak istedim, bunun için iki kez 45 dakika mola verdim. İlk molada alarm kurup kestirdim. İkincisinde bir benzinliğin arkasına çekip yemek aldım, çünkü koca şehirde tır parkı yoktu.
Hollanda sınırına 36 dakikalık sürüş süresiyle yaklaştım. Hatırladığım kadarıyla sınırda park yoktu. Almanya’da kalmak yerine Hollanda’ya geçip ilk uygun parkta durdum, sınırdan yaklaşık 15 km sonra. Takografı bozmadan yer bulduğum için rahatladım.
Günlük sürüşü ne zaman 10 saate uzatabileceğini ve mola kurallarını sürüş ve dinlenme süreleri rehberinde anlattım.
Varışta ne oldu?
Sabah Hollanda sisle karşıladı. Ülkenin büyük kısmı deniz seviyesinin altında ve hava çok nemli. Hava soğuyunca nem asılı kalıyor, sis oluşuyor. 213 km kalmıştı, trafik çıkmayınca 8.30’da adresteydim.
Giriş biraz karışıktı. Tank yıkama tarafına girdim, ters yöne denk geldim, geri çıkıp depo kapısını buldum. Ofiste işlemi yaptım, kilitleri açıp iki kirli konteyneri yıkama ve test için bıraktım. CMR’ye bitiş saatini yazdım. Sırada Rotterdam limanından yeni konteynerler vardı.
Videonun tam metni
YouTube'un otomatik altyazısından alındı; konuşma dili olduğu için küçük yazım hataları olabilir. Zaman damgasına basınca video o andan açılır.
00:13 Hani aynı yerden iş ayarlayamadılar büyük ihtimal. O da bizi ayırdı tabii. Saatinde oldu 4,5 saatte ben buradan hem adrese hem de Almanya'ya girmiş olurum. Çünkü büyük ihtimal maut alıyorlar bize bura için. Yani tol yol parası ödüyorlar. Almanya'ya kadar benim yol paramı ödemiş göndermişler az önce geldi belgeleri. O yüzden Almanya'ya girmemiz lazım. Buradan Alman zaten 100 km tam Alman kapısı. 86 km biz içeri doğru gireceğiz biraz. 86 onu gitsek burası otobanı tek otoban burası gözüküyor. Bu yol gözüküyor. Belki buralara bir yer eklersek bu yol gözüküyor. Tekrar buraya döndüğümü varsayarsak 100 km buradan kapıyı varsayarsak 260 270 km bandında hadi sağa kaçtık yan yattık çamura battık derken 280 300 km yol Alman. Almanya'nın içi yani bizim Almanya'ya
01:01 girişimiz. Almanya'da cihazlarımızda bir sorun yok. Bu Danimarka'ya binde bir geldiğimiz için bu da sorun değil. Büyük ihtimal açılıyordur ama hani açtırmak gerekiyor, başvurmak gerekiyor belki de. Almanya'ya girmiş oluruz o şekilde. Ondan sonra da Onur abi de büyük ihtimal gideceği yer de Hamburg'da o da 200 küsur gidecek. O da konteyneri aldı falan otobana en fazla yatacak yer bulup yatacağı yere geçmiş olur. Belki onu yakalarız yolda. Belki yakalayamayız onu bilmiyorum. Benim orada limanda ne kadar süreceğine bağlı. Yani gittiğim yer liman liman mı tam bakmadım da ya böyle kör dalış gidiyorum. Konuma girdik. Yaklaşınca bakıyorum genelde ben. Yani bir 10-15 km kala yaklaşınca bakacağım. Eğer hızlı yani genelde terminalse limansa veya konteyner
01:49 limanıysa bile hızlı bir şekilde sistemin ilerlediğini düşünüyorum. En fazla bir saatte iki tane konteyner alır çıkarız. Ondan sonra tapa Gaz Belçika'ya doğru, Hollanda'ya doğru yolculuğumuz başlar. Götüreceğimiz konteyner Hollanda'ya götüreceğiz. Hollanda Moerdijk, Murdayk diyorlar Hollandalılar. Murdayk, herhalde öyle okunuyor olması lazım. Murdayk'a gideceğiz. Orası zaten Murdayk Antwerp'in dibi sayılır. Hemen 60-70 km sonra Murdayk'ta. Rotterdam'a giderken A29 üzerinde küçük bir kasaba, sanayi gibi bir şey diyeyim daha doğrusu, kasaba değil. Sanayi bölgesi. Oraya gideceğiz. İki tane konteyner bırakacağız. Daha yolumuz uzun. Videomuzun daha çok başındayız. Videomuz da uzun. Değişik bir yer abi, ben ilk defa böyle bir yere geldim ya. Suyun kenarında 40 tane yer var. Geminin dibindeyim şu an yani,
02:36 sıfıra sıfır. İçeride kalabiliyor muyuz? Vallahi kalabilirsin dedi adam. Şurada suyun kenarında bir yer bulduydum, güzel gözüküyordu. Artık orada bir yerde yatacağım. Park yeri de yok, dışarı çıkarsam hiç bulamam. Evet dostlar, böyle şeyler de yaşanıyor. Bakalım, firmadan haber bekleyelim. Limanın içinde kaldık. Burada böyle terste. Çıksam girebilir miyim, girsem çıkabilir miyim? Farklı bir yer, değişik bir yer. Şuraya bakıyorum, şu büyük building mi dedi? Burada da var bir tane. Hangisi büyük? Neye göre ölçeceğim? Yani burada bir yer, sabah burada bir yer düştü. Ya şu ofiste ya şu ofiste olacak ama sabah 7 diyorlar. Abi liman bura. Ben hani şuraya dışarıya çıkayım desem düşünüyorum, o da sıkıntısı. Yani şurada şunla falan beni bir yere yollamazlar diye düşünüyorum ama 760 km 63 km yol var daha. Evet. O zaman videoyu durduracağım. Burası çok acayip bir GB oldu büyük ihtimal. Bir
03:23 gelişme olursa açacağım. Evet dostlar, saat 9 oldu. Bir süre kestirdim ben. Biraz da dolandım, bir video çektim. Tabii videonun ne olduğunu şimdi anlatmayayım, belki yayına girer, belki girmez. Şimdi günlük rutin gece bakımımızı yapacağız. Bir tırcı olarak kendimize bakıyoruz bu genç yaşta en azından. Bakmamız gerekiyor. Kremimizi vesaire süreceğiz. Ondan sonra yatışa geçeceğiz. Günü bitiriyoruz. Yarın da sabah saat 7'de şirkette belki yazışmaları buraya koyarım. Saat 7'den geç olmasın. Saat kesin 7'de falan yazdılar. Yani bugün geciktim iddia ediyorlar ama ben gecikmedim. Çünkü bana bir saat vermemişlerdi bir kere. Saat 3'ü 20 geçe ben adresteydim ama tam şeyi bulamadık. Konteyner alacağım buraya limana geldim. Zaten suyun kenarındayım
04:10 gördüğünüz üzere. Abi saat 3'ü 20 3'ü 40'ta anca buldum. Kapılara geliyorum. Her kapıda şifre var falan derken 3'ü 20'de anca şey 3'ü 40'ta anca buldum. Yoldan çevir insan çeviriyorum artık. Sanki Türkiye'deyim. Kuruyemişçiye soruyorum. Bir tanesi bir yere getirdi. Orada da kapı yine aynı şifreli. Ben orada dönmüştüm giremeyip. Sonra kapıda bekliyordum birisi çıktı. Ya dedim can you help me falan filan. Sağ olsun Danimarkalılar çok yardımcı oluyormuş bak. Ben sevdim bu konuda. Adam geldi limana beni kendi şifresiyle soktu. Yazdı bir şifre veya bütün kapıların şifresi odur bilmiyorum. Şifreyi yazdı ben dedi sana yardımcı olacağım. Şifreyi yazdı girdik. Ondan sonra geldik saat 3'ü 40'ta falan adresin önündeyim. Bir tane adam var kapının önünde. Yani aynı firmanın çalışanı ama adam orası şeymiş ana ofis gibi bir şeymiş yani limanın içinde
04:59 birkaç tane var böyle aynı firmanın ofisi. Yani heat heat ofis gibi bir şey yazıyordu sanki. Orası dedi kimse kalmadı dedi. Orası dedi kimse kalmadı dedim nasıl olur ya falan filan. İşte sabah geleceksin. Abi firmayı aradık. Patron aradı. Dedim abi böyle böyle. Sonra patron tabii tekrar aradı falan. İşte sen kaçta çıktın öbür taraftan falan ama ben anlattım böyle böyle abi dedim. Yani duş aldım bir 45 verdim çıktım. Hani bana denmedi ki saat 3'te adres kapanıyor. Şimdi yola çıkmışız. Trafik olabilir başka bir şey zaten gelebilir başımıza bilmiyoruz ama ben orada duşu falan hallettim çıktım. Ondan sonra günün sonunda yani bugün yetişmedi. O zaman yavaştan yatışa geçelim. Sabah görüşmek üzere. Dostlar evet günaydın. Böyle bir güne
05:56 uyandık. Hava güzel duruyor. Tabii biraz grilik var. 17 derece ama acayip esiyor. Camı açınca üşüdüm yani. Gece yanıma yani gece de değil tam akşamdı. Akşamdı yanıma şey geldi abi. Nedir bu? Eee rüzgar güllerinin pervanesinin acayip bunlar uzun nöbetli oluyor şöyle. Görebiliyorsanız şuradan inşallah kuyruğu takmadan çıkacağız. Orayı görüyorsanız odaklanıyor mu? Görürsünüz zaten. Duvar falan koydular da yani dalıp böyle altından geçmeye çalışsak kafayı takarız. Biraz ileriden geniş alıp buradan çıkacağız. Saat 06.37. E ben bir elim yüzümü yıkıyorum. Ondan sonra hemen
06:43 ofis şey buraya 100 metre. Bir binanın arkasında. Oraya gideceğiz. Verin benim konteynerimi diyeceğiz artık gideceğiz. Orada şaseyi ayarlarım kapının önünde. Sonra yolculuğumuz başlar. Evet dostlar. Bismillah diyoruz. Yol parasını ödediler. Yolculuğumuz başlıyor. Danimarka'dan önce Almanya sonra Hollanda en sonda tabii evimize Belçika'ya döneceğiz güzergah üzerinden. Ama şu anda aldığımız konteynerler 760 kilometre Hollanda'ya götüreceğiz bırakacağız. Ondan sonra Belçika'ya boş mu döneriz? Oradan sonra bir 50-60 kilometre boş dönebiliriz, konteyner alabiliriz. İş durumuna bağlı bakalım. Abi şuranın doğasına bakın ya. İnanılmaz güzel. Atlar, çayırlar, çimenler. Ve bir
07:31 zamanlar buralarda Viking akınları olduğu aklıma geliyor. Buralara akın akın gelmişler. Sonra yerleşmişler ve dünyanın en rahat en sakin topluluklarından olmuşlar. Bir zamanlar kan içerken, insanları katlederken, farklı türde işkenceler ki mesela kartal kanadı diye mi öyle bir işkence vardı sanki. Vatana ihanetle suçlanan ki bizim de böyle bir şey uygulamamız gerekiyor bence. Vatana ihanetle suçlanan kişilere yapılan türlü türlü işkenceleri varken, kan içiyorlarken, paganizme inanıyorken adamlar işte burada Hristiyan olmuşlar, sakinleşmişler veya farklı bir şey yani bilmiyorum. Rahat rahat yaşıyorlar. Ekonomileri güzel, yaşam stilleri güzel, doğa, çevre, her şey var. Evet dostlar, Alman kapıya geldik. Buradan girmiştik zaten
08:20 Danimarka'ya. Abi Almanya'ya girerken yağmur kesildi. Nasıl oluyor ya? Navigasyona bakıyoruz. Cihazımız çalıştı. Devam. Şu anda da 644 km kaldı adrese, Hollanda'ya, Hoogeveen'e. 644 km yolumuz devam ediyor. Evet dostlar, bayağı yani bayağı bayağı böyle bir şehir içine daldık ama nasıl döneceğiz bilmiyorum. Ay senin şey yapman lazım. Ben daha geniş almam lazım. Üçüncü soldan çıkıyor Ritterstraße. Ya böyle yerleri seviyorum. Küçük, kendi halinde bir kasaba yani. Böyle yüksek katlı binalar yok, kalabalık yok. Hani kendi halinde belki Almanlar
09:08 o kadar samimileşmiyorlar ama belki İkinci soldan çıkıyor Nordendammstraße. Çok eski aileler, çok önce oturanlar burada yani birbirlerini tanıyorlardır diye düşünüyorum. Hiç yoksa göz aşinalığı vardır. Az çok kimdir, nedir biliyorlardır diye düşünüyorum. Evet dostlar, selam. Daha hiç kaçayım yok. Komple benim her yerim şase, demir. Vuracağım, parçalayacağım ya. Ya ne mal adamlar var ya. Herkes tırcı, abi. Herkes tırcı, ya. Ben bunu anlamıyorum, ya. Kamyoncu bu arada da, yani herkes tırcı ve kamyoncu. Şöyle az bir kenara kaç, ya. Yol şeritte var, bir boşluk var, at kendini. Yok, üzerime üzerime geliyor. Vuracağız, ondan sonra tutanak tut, bilmem ne. Başın ağrıyacak. Boş yere şirketle bir de şey yapacağım, boş muhabbete
09:55 gireceğim. Aa, bak adam koymuş buraya kaç diye. Ben mi geçmem gerekiyor? Kimse geçmediğine göre ben geçeyim. Burada ne yoğunluğu var? Evet, şşş. Şöyle bir yerden geçeceğiz. Burası neresi, bilmiyorum. İlk defa böyle bir yer görüyorum. Buradan geçeceğiz. Bundan sonra Bremen'e şuradan bağlanırız, zaten. Şu yol üzeri gideriz de, ya da buradan devam ederiz, bilmiyorum. Ya, şu an iki navigasyon da aynı yolu veriyor. Tabii, 44 ile 38 km. Ortalama aynı yol. Yok, o şey, tünele sokmuyor beni sadece. Bakalım. Yani, bu ADR,
10:44 Euro Truck Navigator'u, bu ADR ayarları var bunda. Bu normalde ADR'ye göre şey yapabiliyor, götürüyor. Eee, Hamburg'un o geçtiğimiz tüneller DE tünelleri. Saat 5:00 ile 23:00 arası geçemiyoruz. Yani, gece geçmen gerekiyor oradan. Yola devam edeceğiz, mecbur. Hamburg'a gitmedim. Öncesinde buradan geçmeyi tercih ettim. Şuraya 12,5 tondu herhalde. Arkada bir 12,5 ton yasağı gördüm ama tüneli olmadığını düşünüyorum buradaki. Burayı atlarsak gerisi rahat. Başka yolda hiçbir problem yok. Bir tek burası var. Bana sorun yaratacak. Yol üzerinde tek sorun, kafamı tek bulandıran yer burası. Bakalım ne olacak. Aa, tırlar geliyor, tamam. Abi, tamam. Kafam rahat. Kolegalara selam olsun. Tırlar geldi, şimdi kafam rahat. Burada park yeri varmış. Eee, 39 dakikam var. Geçelim, öyle gidelim, ya. Geçelim, şey yapalım.
11:31 İlk parka dururuz. Zaten bugün 10 saat süreriz. Yani yarın yetişeceğiz de bugün zaten yetişemeyeceğiz her türlü de. Evet dostlar, yarım saat, 5 dakika molamızı yaptık. Dururken çekmemişim. Biraz yoruldum artık. O yollar yordu. Hemen kestirdim. Alarm kurdum, kestirdim. Şimdi alarm çaldı, kalktım. Hemen bu ara bölümü çekeyim. Geri yola devam. Abi nereye geldik biz ya? Tam şehrin göbeğindeyiz. Bak, en büyük katedralin olduğu büyük ihtimal bu Hamburg katedrali falan. Adı vardır. Bilenler varsa yazsın. Ya ADR işinin de böyle bir ilginçliği var. Abi tünelden sokmuyor. Şurada patlasak vereceğimiz zarar insanlara, doğaya, çevreye daha çok. Katedralin çanı mı çalıyor dur. Vallahi katedralin çanını da duydum. Kamerayı şöyle çek bak.
12:19 Eşleştirebilirsem burayı. İleri doğru kapalı diyor. Sağa diyor, bir şeyler diyor. Ha bana düz git diyormuş. Pardon, pardon, pardon, pardon. Bana düz git diyor. Uğur git diyor. navigasyonda düz git diyor. 300 metre sonra solda kal yol ve için tüneller. Solda mı kalayım? Kapalı zaten burası. Düz gidecekler yok. Evet, tünel diyor. Hadi bismillah. Levha, tabela daha buraya, tünelin ağzına gelene kadar bir şey yoktu yani. Bu saatten sonra olacağını da zannetmiyorum. Köprü altı abim. Bunun neresi tünel ya? Suyun altından mı geçiyorsun? Hamburg da güzelmiş. Kalabalık. Farklı
13:10 bir şehir. Caddeleri falan acayip bir iniş ya. Şu sokaklar falan sanki Amerikan gettosunda gibiyim. Evet, tırı arkaya bir yere çektim gözüküyorsa. Pompaya durdum çünkü asfalt a çıktım hemen 1 kilometre içeride. Abi park yeri yok. Koca şehirde, memlekette park yeri yok. Nasıl oluyor bilmiyorum. Hemen oraya çektim, bir hamburger alacağım. Ufak bir hamburger, yolda atıştırmalık. Sonra devam. Evet, menüyü aldık. Tavuk burger aldım. Değişik bir soslu. Bir de içecek. Yanına da patates. Şimdi arabaya geçiyoruz. 15 vermişizdir inşallah umarım. Çünkü bugün ona tamamlayacağım. Yani bir 45 daha vermiş olmam gerekiyor. Bakalım. Evet dostlar, 245 km yolumuz kaldı. Hollanda hududuna yaklaştık. Hollanda sınırına yaklaştık.
13:58 36 dakikamız var bu arada. Sınırda park yeri yoktu diye hatırlıyorum. Bir göreceğiz. Eğer park yeri varsa sınırda yatacağım. Yoksa ilk benzinlik falan filan park yeri bulana kadar devam edeceğiz. 35 dakika inşallah takoyu bozmadan bir park yeri bulursak. Geride vardı ama Almanya'yı geçip Hollanda'da yatmak istedim. Yani gidebildiğim kadar gideyim. Takoyu zaten iki defa dinlendirdik. Çift 45 yaptım 10 saate tamamlayayım diye. 10 saate tamamlıyoruz. Tamamladığımıza değsin bari yani. Yol gideyim istedim. Saat 7. Bakalım kaç kilometre sonra? 11 kilometre sonra bir tane var. Evet dostlar, kameranın şarjı bittiği için tam böyle parka girerken çekemedim. İlk geçtikten sonra bir 15 kilometre falandı. Hollanda'ya girdikten sonra bu parka durdum. Tam da güzel yer buldum
14:47 yani. Bulmasam da böyle parkların, tırların arkasında duracak yer vardı. Durduk. Takomuzu kapattık. Şimdi bir şeyler atıştıracağım. Ondan sonra ne bileyim el yüz yıkama, maske, ıvır zıvır. Belki biraz kitap okur, yatarım. O zaman yarın sabah görüşmek üzere. Evet, günaydın. Uyandık. Şöyle göstereyim. Her bölümü çekmedim. Biraz hazırlık süreci zaten diğer videolarda da sürekli görüyorsunuz. Aynı videonun içinde sürekli sabah kalkışı olsun istemiyorum. Sadece burayı kısa bir bölüm olarak kalktım, hazırlığı yaptım, yatağımı topladım, elimi yüzümü yıkadım. Ondan sonra kahvemi yaptım. Bir tane de armut çıkarttım. Armudun iyisini ayılar mı yiyordu ya? Ne oluyordu? Lan
15:34 tam şeyi kapattık. Ondan sonra şimdi perdeleri de açıp bismillah deyip yola çıkıyorum o zaman. Hava sisli oradan gözüküyorsa Hollanda genelde böyle oluyor. Yani genel yazın değil tabii ama hava soğuduğu zaman kışları böyle oluyor. Çünkü deniz seviyesinin altında ve hava çok nemli. O da havanın soğuması demek, nemin havada asılı kalması ve de sis oluşması demek. Toplam şu anda kalan 213 km yolumuz var. 1 saat 52 dakika gözüküyor. Trafik olmadığı sürece saat tam 8.30'da konteyneri bırakacağımız adreste oluyoruz. Konteynerleri bırakıp bir sonraki işimize bakacağız. Ama şu an bir bir sonraki işimiz de hazır. Hatta şöyle iki konteyneri oraya bırakacağım,
16:21 Rotterdam limanına döneceğim, oradan iki tane konteyner daha alıp aynı bu konteynerleri bırakacağım bölgede başka bir yere bırakacağım. Sonra bıraktığım yerden bir tane daha alıp veya bir tane şimdi hatırlayamadım. Antwerpen'e 1740 limana götüreceğim. Tabii o saat durumuna işte bıraktıktan sonra bırakma alma durumuna da bakacağız. Yani mesai devam edecek mi, o günü bitireceğiz mi veya ertesi gün işimi alacağız bilmiyorum. Bakacağız. İlik yolumuz devam ediyor. Dostlar selamlar. Danimarka'dan uzanan Hollanda Moerdijk Murdijk yolculuğumuz bitmek üzere. 300 metre kaldı. Galiba burası daha önce geldiğim yerlerden bir tanesine benziyor ama tam şimdi çıkaramadım. Yok buraya gelmedim. GCA. Evet, limanı gördüm.
17:10 Girişi farklı bir yer değil herhalde. Yoksa ileriden miydi ki girişi? Yoksa buradan mı? Galiba burası ya. Burada bir yerden gireceğiz. GCA GCA yoksa sol mu yoksa? Yok, burada tankerler var. Sağda şoförs ne diyor? Şoför bilmem bir şey. Central cleaning. Aha buradan mı giriyoruz? Vallaha buradan giriyoruz. Peki buranın Aha ters yön. Dur, bir geri dön. Arkamda gelen var mı? Arkam boş. Tamam. Orayı kurtardı.
18:06 Şimdi GCA depot. Depot sol. Aha burada bu park yeri mi var? Ooo, çok dar. Tamam, arka bir durduk mu gerisini çözeriz. Galiba şuradan ofise gidiyoruz. Şöyle bir düzleyelim arabayı. Koca yayla gibi yere giremiyoruz. Dar olunca çok güzel giriyorsun. Yayla gibi olunca böyle bir manevra yapman gerekiyor. Tamam. Şimdi adrese ulaştık. Yolculuk biraz maceralı oldu ama buraya bir varış yapıyoruz. Kontağı kapatıyoruz. Hemen o zaman ofise gidip işlem yapıyorum ve gelip konteyneri bırakıp
18:52 videomuzu bitiriyoruz. Evet, şimdi çekim işlemini yaptım arkadaşlar. Konteynerin kilitlerini açacağım. İçeri bırakma sahasına gireceğim. Siz de zaten görüyor olacaksınız. Evet dostlar, Danimarka yolculuğumuz eee şu an itibarıyla son buldu. Konteynerimizi bıraktık. İki tane konteyner kirli, yıkama testine bıraktık. İşimiz bitti. Şimdi SMR'de son bitiş saatlerini yazacağım ve bir sonraki işe devam edeceğim. Ama kısa bir ara verip hemen bu videoyu sonlandırmak istedim. Saatimiz de var. Beni izlediğiniz için teşekkür ederim. Şimdiden size günaydın, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler diliyorum. Hoşça kalın.