İçeriğe atla

Şerit Değiştirenler | #Bölüm1 Neden Tırcılık ? @MehmetEminAyhanTruck

· 1 sa 1 dk · YouTube'da izle

Videoda neler var?

  • Gayrimenkul danışmanlığından tıra geçen Mehmet Emin ile reklam ajansından kabine geçen ben, mesleğe nasıl başladığımızı anlatıyoruz.
  • Türkiye’de tırcılığı neden zor bulduğumuzu konuşuyoruz: tesislerde duş olmaması, liman kuyrukları, aceleci seferler ve düşük kazanç.
  • Mehmet Emin, Bulgaristan firmasında günlük ücret, ADR farkı, sürüş saati primi ve 3 ayda bir izin düzeninin nasıl işlediğini anlatıyor.
  • Park rezervasyonu, hırsızlık riskli bölgeler ve şirketin ödediği ücretli parklar hakkında sahadan örnekler veriyoruz.
  • Önden para isteyen aracılara ve sahte iş tekliflerine karşı uyarıyor, firmaya doğrudan nasıl ulaşılabileceğini konuşuyoruz.
  • Otonom tırların şoförlerin yerini alıp almayacağını ve Avrupa’ya gelecek arkadaşlara son tavsiyelerimizi tartışıyoruz.

Şerit Değiştirenler’in ilk bölümünde konuğum Mehmet Emin. Biri emlakçılıktan, diğeri reklam ajansından tır şoförlüğüne geçmiş iki kişiyiz. Mehmet Emin Bulgaristan’daki bir firmada çalışıyor, ben Belçika’da. Önceden hiçbir şey konuşmadan, iki ayrı kabinden bağlanıp bir saat sohbet ettik. Avrupa’ya şoför olarak gelmeyi düşünüyorsan bu bölümde işine yarayacak çok şey var.

Bilgisayar başından ve emlakçılıktan tıra nasıl geçtik?

Mehmet Emin 28 yaşında, üç yıldır bu meslekte: bir yılı yurt içinde, iki yılı yurt dışında. Öncesinde gayrimenkul danışmanlığı yapıyormuş. Geniş bir çevreyi bırakıp tıra geçince etrafındakilerin ağzı açık kalmış. Kendisi şimdi insanlardan uzak, kafası rahat, ülke görüp dil öğrenerek çalıştığını söylüyor.

Ben de 28 yaşındayım. Bilgisayar programcılığı ve yönetim bilişim sistemleri okudum, reklam ajanslarında web tasarım ve grafik işi yaptım. Hâlâ çalıştığım müşterilerim var. “Neredesin?” diye sorduklarında “Belçika’dayım, tırcı oldum” deyince herkes şaşırıyor. Türkiye’de hiç tır sürmedim. Vizeyle Belçika’ya geldim, burada 15 günlük bir eğitimden sonra konteynercılığa başladım. Arada Polonya’da çalıştığım bir dönem de oldu. İki yıldır Belçika oturumuyla çalışıyorum. Kod 95’imin yenileme zamanı da yaklaşıyor.

Benim felsefem basitti: “Ne kaybederim ki? En fazla başladığım yere dönerim.” KPSS’ye çalışırken bu yola çıktım ve dönmedim.

Türkiye’de tırcılık neden bu kadar zor?

İkimizin de ortak noktası bu. Mehmet Emin, Türkiye’de akşam tertemiz duş alabileceğin bir tesis bulmanın neredeyse imkânsız olduğunu anlatıyor. Avrupa’da ise neredeyse her tesiste duş var. Türkiye’de dorsecilik yaparken hafta içi sürekli yükleyip boşalttıklarını, cumartesi akşamı limana gönderildiklerini ve kilometrelerce kuyruk yüzünden dorseyi ancak pazar sabahı bırakabildiklerini söylüyor. Sabit maaş, sürekli acele ve düşük kazanç bir araya gelince insan yıpranıyor.

Ben de açık konuştum: Bugün Türkiye’ye dönsem tır yerine yine motokuryelik yaparım. Avrupa’da emeğin karşılığını az çok alıyorsun, Türkiye’de bundan emin değilim.

Avrupa’da tecrübe kazanmak ve ilk işi bulmak

En çok gelen sorulardan biri “Tecrübeyi nasıl kazanacağım?” Mehmet Emin’in yolu ilginç. Bir garajda takılırken mazot almaya gelen bir şoföre “Seninle geleyim mi?” diye sormuş. Bir ay boyunca o arabada kalmış, İstanbul’un en sıkışık bölgelerinde direksiyonu hep kendisi kullanmış, kendi kartını takmış. Sonra sigortalı çalıştığı firmalar, vize sözü verip tutmayanlar ve sonunda vizeyle yurt dışına çıktığı firma gelmiş.

Bulgaristan’daki işine de bir arkadaşının daveti vesile olmuş. Buradaki ders net: Çevreni geliştir. Bir yerde takılı kalma, tanıdığın insanlar yeni kapılar açıyor. Kariyer adımlarını daha düzenli görmek istersen Avrupa’da tır şoförü olarak iş bulmak rehberine bakabilirsin.

Bulgaristan firmasında maaş, izin ve park nasıl işliyor?

Bu kısım Mehmet Emin’in kendi firmasından ve çevresinden anlattıkları. Senin firmanda şartlar farklı olabilir. Bunları kesin rakam olarak değil, sahadan bir örnek olarak dinle.

  • Günlük ücret: Anlattığına göre günlük 100 euro, ADR’si olana 10 euro fazlası veriliyor.
  • Prim: Ayda belirli bir sürüş saatini tutturursan prim alıyorsun. Ama tek bir gün yatarsan o prim gidebiliyor. Yakıt tasarrufu primini de ekleyince maaşını epey yükselten arkadaşları olmuş, ama bunun için sabahın erken saatinde yola çıkıyorlarmış.
  • Genel bant: Bulgar firmalarında aylık kazancın genelde 3.000 ile 3.400 euro arasında kaldığını, 3.000’in altına pek düşmediğini söylüyor.
  • İzin: Araç Sofya’dan alınıyor, en az üç ay yolda kalınıyor. Üç ayda bir yaklaşık 20 gün izin var. Görüştüğü diğer firmalar da üç aya 15–20 gün izin veriyormuş.
  • İngiltere: Türk şoförlere İngiltere vizesi de çıkarılabiliyor. Konsolosluk ekibi firmanın ofisine gelip parmak izi alıyormuş. Ama Mehmet Emin’e ret gelmiş, nedenini kendisi de bilmiyor.

Park konusu da ilginç. Mehmet Emin günlük sürüşünü planlayıp, kullandıkları uygulamadan gideceği parka önceden rezervasyon yapıyor. Firma bunun için belirli bir sürüş süresini doldurmuş olmayı şart koşuyor, yoksa park ücretini şoför ödüyor. Hırsızlık riski yüksek bölgelerde günlüğü 85 euroyu bulan ücretli parklara girdikleri olmuş. Ben Benelüks’te çalıştığım için çoğu zaman benzinlik parkında duruyorum. Taşıdığım tank zaten tepeden kapaklı, kimsenin kolayca açabileceği bir yük değil. Park meselesinin pratik tarafı için Avrupa’da tır parkı bulmak yazısına göz at.

Maaşların Belçika tarafını merak ediyorsan Belçika’da tır şoförü maaşları yazısında daha ayrıntılı anlattım.

Aracılara dikkat: Önden para verme

İkimizin de en çok altını çizdiği konu bu. Yurt dışına çıkmanın yolunu arayan insanın karşısına sosyal medyada “Biz hallederiz” diyenler çıkıyor. Mehmet Emin, 5.000–10.000 euro kaptıran arkadaşlar tanıdığını, vizesini alıp Almanya’ya ayak bastığı gün “alım yok” denen birini bile duyduğunu anlatıyor. Bazı firmalarda evrak masrafı önden alınmıyor, ilk maaşlardan kesiliyor. Bunu bir firmanın kendi uygulaması olarak anlattı, her yerde böyle değil. Ortak tavsiyemiz şu: Önden para verme. Emin olamadığın birini bize sorabilirsin.

Benim önerim de şu: Yapay zekâyı kullan. Türkiye’den şoför alan firmaları listelet, düzgün bir CV hazırla, toplu e-posta gönder. Biraz İngilizcen varsa birileri mutlaka dönüyor. Hiç dil bilmiyorsan aracının kucağına düşmen çok kolay.

Otonom tırlar şoförleri işsiz bırakır mı?

Facebook yorumlarında birkaç yıla kadar herkesin işsiz kalacağını yazanlar var. İkimiz de buna katılmıyoruz. Bana göre böyle bir şey olacaksa önce taksiler otomatikleşir. 40 tonluk, tehlikeli madde taşıyan bir aracın birkaç yıl içinde tek başına yola çıkacağını düşünmüyorum. Mehmet Emin’in itirazı da sahadan: Tır virajları genişten alıyor, park girişleri dar, yollar buna göre yapılmamış. Kamera aynalı tır da kullandım. Tek bir damla yağmur kör noktayı kapatabiliyor. Sistem bir siber saldırıyla durursa ne olacağı da ayrı bir soru.

Avrupa’ya gelecek şoförlere son tavsiyeler

  • Kurallara tam uy: Mehmet Emin, hız sınırını aşan ya da yanlış sollama yapan şoförlerin yolda durdurulup cezayı hemen ödemek zorunda kaldığını anlatıyor. Kurallar ülkeden ülkeye değişiyor, gideceğin ülkeyi önceden öğren.
  • Tek valizle gel: Tesislerde duş ve çamaşır imkânı var, ocak ya da tava gibi şeyleri buradaki ucuz marketlerden alabilirsin. Özellikle sabit bir evin olmayacaksa ne kadar az eşya, o kadar rahat.
  • Kabine kapanma: Benim “tırcı perde hastalığı” dediğim bir şey var. Perdeyi kapatınca insan gün içinde konuştuklarını kafasında kurmaya başlıyor. Ben bu yüzden iyi arkadaşlıkların bozulduğunu gördüm. Dışarı çık, yürü, insanlarla konuş. Bu konuyu uzun yolda yalnızlık ve aile yazısında da anlattım.
  • Belgelerini hazırla: Kod 95 ve ADR gibi belgeler kapıyı açan şeyler. Neyin ne olduğunu Kod 95 nedir? rehberinde bulabilirsin.

Mehmet Emin’in de bir YouTube kanalı var: @MehmetEminAyhanTruck. Bir sonraki sohbeti onun kanalında, bu kez Belçika’yı konuşarak yapmayı planlıyoruz. Sen ne düşünüyorsun, Türkiye mi, Avrupa mı? Yorumlarda yaz.

Videonun tam metni

YouTube'un otomatik altyazısından alındı; konuşma dili olduğu için küçük yazım hataları olabilir. Zaman damgasına basınca video o andan açılır.

00:00 Dostlar, selamlar. Şerit değiştirenlere hoş geldiniz. Bu ilk video, ilk bölüm. İlk konuğumuz Mehmet Emin. Mehmet Emin'e de hoş geldin diyorum buradan. Hoş bulduk. Merhaba. Nasılsınız? Merhaba. İyi, Allah'a şükür. Sen nasılsın? İyi, vallahi çok şükür, kardeşim. Nasıl gidiyor? İkimiz de arabadayız. [kahkaha] Arabada kabin. Şerit zaten videonun başlığı gibi şeritlerin içindeyiz. Aranda iki çizgi fark. Fark şeridinin içinde eee videoyu çekeceğiz. Emin'le biz Mehmet Emin'le diyeyim daha doğrusu biz de yeni tanıştık. Eee videoda da bu zaten bunu da fark edeceksiniz. Siz de tanıyor gibi Mehmet Emin'i, sizin tanıdığınız gibi ben de burada tanıyacağım. Bu yüzden video daha doğal olacağını düşünüyorum. Eee

00:47 Sen istersen kendinden biraz bahsederek başla böyle kısa bir özet ya da ben direkt sana sorularımı sorayım, nasıl devam edelim? Şöyle ben kendimi kısadan tanıtayım. Bir de yani şu an böyle gör seyir cilere de şunu söylemek istiyorum. Bayağı bayağı doğaçlama başladık yani. Kimse önceden bir konuştuk, şöyle anlaştık falan yok. Her şey çok doğal arkadaşlar. Ben Mehmet Emin Ayhan, 28 yaşındayım. Eee 3 yıldır bu sektördeyim. İlk yılı zaten eee affedersiniz 2 yıl yok 1 yılı yurt içinde, 2 yılı yurt dışında olacak şekilde devam ediyorum. Eee aslen Kastamonuluyum. Eee öncesinde de ticaret yapıyordum bu sektörden önce yani gayrimenkul danışmanlığı yapıyordum. Sonradan bu sektöre girdim.

01:34 Ondan sonra zaten bayağı bayağı ilerledik. uyuyor diyebilir miyiz ya? Yani şerit değiştirenler bir gayrimenkul şeridindeyken emlakçılık, gayrimenkul şeridinden bayağı bir şerit değiştirmiş yani benim gibi diyebiliriz. milletin ağzı açıkta kaldı yani ne alaka? Çünkü ciddi şekilde bir çevren var, ciddi şekilde siyasi olsun, iş adamları olsun, bayağı bir büyük bir çevrem var ve bir anda o ortamı bırakıp işte bazı hayat şartlarından dolayı biz de bazı şeyler geçirdik. Yaşandı falan. Artık ben sıkıldım ve artık bu sektöre girdim ve çok da mutluyum. İnsanlardan uzak, kafam rahat, en güzel şekilde paramızı kazanıyoruz. Ülke görüyoruz, dil öğreniyoruz. Temiz temiz kurallara uyup

02:22 gidiyoruz Allah. Biraz da seni tanıyalım. Ben şöyle bahsedeyim. Aslında ben de bayağı bir şerit değiştirdim. Hala da öğrenciliğim devam ediyor. Ben de 28 yaşındayım. Ben bilgisayar programcılığı bitirdim üniversitede, yönetim bilişim sistemleri bitirdim. Basın yayın teknolojileri okudum. Onu biraz yarıda bıraktım ama o pandemide falan. Yani bitirmeyecek bir durum yok. Üç üniversiteliyim diye bahsedebiliyorum. Ajanslarda çalıştım, reklam ajanslarında. Web tasarım, grafik hala da sektörün içindeyim. Hala çalıştığım müşterilerim var. Bilgisayar bugün yanımda değil, dün eve bıraktım. Hani normalde bu hafta full evdeydim dönerim diye. Hala da müşterilerim var. Hala çalışıyorum ve şaşırıyor. Müşterilerime söylüyorum, neredesin? Belçika'dayım diyorum. Ne iş yapıyorsun? Abi tırcı olduk. [kahkaha]

03:09 Bir ezik sizi konuşmuyorum ama ya geziyoruz işte. Vay be diyorlar. Herkes şaşırıyor. [kahkaha] Ben memnunum tırcılıktan açıkçası. Hoşuma da gidiyor. Benim de aynı senin gibi kaç 2022 başlangıç benim de. Hani dört yıl dört yılı tamamlıyorum, beş yıl olacak. Ocakta kod 95 bitiyor. Yani ehliyet sürecini tamamlıyorum. Ben senden artım şöyle diyeyim, Türkiye'de tır sürmedim. Artımı denir, eksi mi denir bilmiyorum. Ben evet biraz bahsedeyim. Vizeyle geldim ben Avrupa'ya, Belçika'ya. Belçika'da öğrendim. Bir 15 günlük bir eğitim sürecinden sonra işte konteynercılık, tırcılık bismillah dedik devam ediyoruz. Süreç böyle. Maşallah vallahi çok iyi. Yani sen

03:57 direkt yurt dışıyla mı başladın olmuş oluyor yani? Ben direkt yurt dışıyla başladım. Zaten şöyle bahsedeyim açıkçası. Eee, yani Türkiye'de tırcılık yapar mıydım düşüncesi hep kafamda hani büyük de konuşmamak lazım ya bir şimdi eee küçük lokma yemek lazım. Tabii. Ama Türkiye'de tırcılık yapmazdım düşüncesi var. Şöyle bakıyorum çalışan arkadaşlara, şartlara, uzun saatlere. Yani bugün bir motokurye yani kuryelik de yaptım bu arada. Bir motokurye bile Evet. eee daha yüksek paraları kazanabiliyor bir tırcıdan. Ve bugün Türkiye'ye dönsem aç kalacak olsam yine motokuryelik falan yaparım diyorum. Tırcılık çok uzak geliyor yani hani Avrupa'da değiyor az çok sen de görüyorsun ama Türkiye'de değiyor mu düşüncesi her

04:44 zaman var. ya Türkiye'de bir kere eee hiçbir yerde bir tesis de bir duşun yok. Düzgün bir yaşantı yaşayacağın bir şeyin yok. Gireceksin akşam bir duşunu alacaksın tertemiz. Anladın mı? Sabah çalışıyorsun akşam tertemiz yıkan yahut yani bu şartlar yok. Türkiye'nin hiçbirinde yok. Sadece işte bazı lojistik üstlerinde var. Eee gümrüklerde var o kadar. Avrupa'da her tesiste duş var. Her tesiste. Bu çok güzel bir şey. Evet. Eee Türkiye'de zaten stresli yani bir de sefer üzeri yani hep aceleci işler. Her an bir şey olabilir yani. Hep acele acele işte fazla dorse satayım, şöyle yapayım, böyle yapayım derken ya da işveren sana sabit maaş veriyor. Dibine kadar seni kullanıyor. Yani biz

05:31 eee beni beni tanıyanlar biliyor hangi firmada çalıştığımı. Dorsecilik yapıyorduk. İşte hafta içi full yükle boşalt, yükle boşalt. Cumartesi akşam eee şey cumartesi günü de bir tane dorse verirlerdi Pendik Limanı'na gönderirlerdi. Limana bırak, evine geç. Ama o limanda var orada bir 30 km sıra. Pazarın sabahında belki o dorsiyi bırakabiliyorduk. Yani tam bir böyle yamyam sistem kurmuşlar. Anladın mı yani? Böyle yıpranıyorsun yani. Ve kazancın da çok düşük. O yüzden yani burada aynen bu Avrupa iyi. Ailemizden uzağız. Eee, o üzüyor. İşte Zorlukları Aynen, zorlukları var. Arkadaşlar. İşte örnek veriyorum şunu düşünüyorum ya. Her gün bir yemek yapıyoruz. Aç kalmamamız için. Ben ya

06:19 annelerimize üzülüyorum yani. Kadın demek her gün bizim için bir şeyler çabalıyor ya. Biz bile sıkılıyoruz. Acaba ne yesek? Aynen. Ne yesek? Ne yapsak? Yani zor bir şeymiş yani bu. Zor. Tabii. Yani bu şekilde böyle. şey dedin yani açıkçası. Ev hanımlığını da öğrendik mi biraz? Yani şu an Öyle bir şey oluyor yani. Bütün şartları öğrendik. Yani tek başımıza bir bekar bir evde yaşayabileceğimiz şartlarda, temiz bir şartlarda yaşayacağımız her şeyi öğrendik yani bu sektörde. Zorlukları göre göre. O yüzden yani kafamız rahat. Ne kadar zorluk yaşarsak o kadar eee, tecrübe oluyor. İşte daha böyle hayata güçlü duruyoruz. Bence. İyi tabii. Eee, katılıyorum sana. Şimdi eee, bazı sorular vardı hazırladığım. Onlardan da soralım. Güzel sorular aslında konunun

07:07 akışını eee, düzenleyecek. Evet. Avrupa'ya gitme kararını verdiğin an ne oldu? Ailen ne dedi? Yani bir an vardır ya. Hani bir işte yapıyorsundur veya bir gayrimenkul işi. Örnek veriyorum aradan çıkartmışlardır. Emlakçılıkta meşhurdur ya. Benim güzel emlakçılarım. Onlara da buradan [kahkaha] selam olsun. Aradan çıkarttılar. Diğer emlakçının dükkanını mı bastın? Yoksa yeter lan bu iş artık dediğin nokta var mıdır? Veya bir tırcılık yapıyordun da Türkiye'de tırcılık yapıyordun da tırcılıktan mı bezip Avrupa'ya çıkma Ya şöyle Ailen ne dedi? Eee, öncelikle zaten bu sektörde eee, bir arkadaşım vardı samimi olduğum Ferhat diye. Onu görüyordum. Ulan çocuk ne güzel gidiyor geliyor yurt dışına. Ne güzel görüyor. Ulan ben de biz de merak ediyoruz. Biraz da

07:54 arabacılığı da seviyoruz. Ama şahsım olarak da söylemek gerekirse eniştemin kendi şirketi var Gebze'de, büyük bir şirket. Onların yanında garajda takılıyordum. Mesela en çok soru ya eee, şey abi tecrübe nasıl yapacağız diyorlar ya al şimdi tecrübe nasıl yapıldığını görsün. Ya benim şansım vardı. Mesela ben ne yaptım? Eniştemin şoför garajında duruyordum. Mazot doldurmaya geliyordu adamlar. Abi diyorum seninle geleyim mi? Çoğu zaten almak istemez arabasını. Adam tek başına çalışıyor. Bir tanesine denk geldim. Dedi gel dedi bin. Silivrili adam ama çalışıyor işte İstanbul Gebze falan. Adımın arabasında bir ay boyunca kaldım. Hep ben sürdüm ve İstanbul Ambarlı tarafında çok çalışıyordu ve oralar zaten trafik şok yani kilit. Ben orada o işi o şekilde öğrendim. Daha iyi

08:43 şekilde. Hep bana kullandırıyordu. Kendi kartımı takıyordum. Adam Silivri'ye evine gidiyordu bazen. Silivri'ye iş alıyordu evine gitmek için. O o evine gidiyordu ben arabada yatıyordum. Sabah uyanıyorduk gidiyorduk falan. Bayağı bayağı öyle öyle tecrübe ettik. E tabii sigortamız da gözüktü bu sefer. Ondan sonra başka firmaya atladım. Dediler sana vize alacağız falan olmadı. Çıkartmadılar. Ondan sonra başka firmaya geçtim üç ayda çıktım. Öyle şekil o şekilde de vize alıp Avrupa'ya adım attık. Tabii Avrupa'da da tecrübe yapmış olduk. Yani kimse sıfırdan öyle kolay kolay Avrupa'ya gidemiyor. Ailem zaten ilk tepkisi şu ben tırcı olacağım ben tır süreceğim dediğimde işte ya sıkıntıdır, büyük arabadır, şöyledir, böyledir. Her aile bir yorum yapıyor o tarz şeyler ama yani her dediğe de bakmamız bakmamamız gerekiyor. Yani eee,

09:33 şu an ne durumdayız yani? Mesela şu an Avrupa'da oturumlu şekilde para kazanıyoruz. Yani her işin bir riski var. Ona bakarsan ben dışarı çıkmamam lazım. Her an bir bir şey olabilir. Araba çarpabilir. Her şey olabilir. Yani o yüzden eee kendine güveneceksin. Dikkatli şekilde sonuna kadar hayallerinin dibine gideceksin, yani. Ailem de kabullendi. Ailem de destekçim. Gerekli zaman akşam işi akşam geç gelirdik. Tırı tabii ki mahallenin arasına sokamıyorsun. Babamı aradım akşam 11'de, 12'de gelir beni alırdı eve getirirdi falan. Yani öyle öyle destekçim oldular, yani. Her zaman destekçimdi. Allah razı olsun senden. Aynen. Aynen, Allah razı olsun. Öyleydi benim, açıkçası. [homurdanır] Sende nasıldı? Eee benim bende nasıldı? Aslında bende şöyle eee Avrupa hayali doğrudan başlıyor. Hep

10:22 bir yurt dışı hayali vardı. Başka ülkeler görmek, başka memleketleri gezmek. Biraz bu YouTube'a başlama, işte içerik üretme şeyi de budur. Bir gün bir yerde biraz bir kitle oluşsun, gezeriz, bir yerleri gezeriz. Gezdiğimiz içerikleri insanlar severse eee ilk işten çıkar, tek iş olur, tek işte para kazanır hem de gezer, dünyayı görürüz Tabii. muhabbetiyle başladık ama benim ilk yurt dışı deneyimim Ukrayna oldu. Hadi ya. Eee onu bu senin videoda anlatayım. Orayı kesit al. Ora ayrı bir efsane. Ukrayna'ya bizi almadılar falan filan. Çok anlatmayayım. Aynen. Eee Ukrayna'yı beceremeyince eee sonra Türkiye'de zaten üniversite mezunu olduğum için çalışıyordum bir ajansta. Eee sonra memuriyet düşündüm. Evet. Memuriyet için işi bıraktım. KPSS'ye

11:10 yoğun bir şekilde çalışıyorum. Eee çalıştığım ajanstaki arkadaşımın eee eşi tırcı olmak istemiş. Babası da yeşil pasaportlu Avrupa'da dolanıyor. Evet. Belçika'da o zamanlar kaçak göçek herkes kaçak göçek o zaman. Belçika Belçika [kahkaha] kralının bile pasaportu yok, belki. Doğru. Eee ondan sonra ondan sonra biz de eee yani babası ikna etti vizeci buldu o yeşil pasaportlu olduğu için rahattı vizeci buldu bizi bir şekilde Avrupa'ya ikna etti yani arkadaş da dedi ki ne yapacağım memur memurluğu falan. Evet. Ben de de memurlukta dedim ki 35'e kadar memur olabiliyor mu bildiğim kadar. Yine memur oluruz yani hep şöyle bir felsefem var. Ne kaybedersin ki başladığın yere geri dönersin en fazla başladığım yere geri dönerim dedim.

11:58 Ondan sonra böyle bir yola çıktık geldik burada işte bir 15-20 günde tırcılığı çözdük. Ondan sonra farklı süreçlerim de oldu onları da yine senin kanalda anlatırım daha detaylı. Evet. Sonra başladık yani yaklaşık işte 4 yıl oldu vizeli süreçlerim var Polonya'da çalıştığım bir süreç var. 2 yıldır da Belçika oturumlu olarak Belçika'da çalışıyorum. ve öz oldu. Devamı daha daha daha açıklayıcısı zaten diğer videolarda çekeriz zaten. Aynen. Diğer videoda da Aynen. Şöyle bir sorun daha var neden Bulgaristan'ı seçtin başka ülke aklında var mıydı? Bulgaristan mı denk geldi? Ucuz diye mi uygun diye mi danışmanlık mı var? Yoksa bir arkadaşın mı vesile oldu sen mi buldun?

12:45 Evet. Genel bir bunu bir anlatırsan. Şimdi şöyle kapı kapıyı açıyor mesela en son vize alıp da Türk firmasıyla yurt dışına çıktığım firmada arkadaşlar edindim kardeşler edindim. Güzel arkadaşlıklar edindik tabii. Network'ü geliştirmek çok önemli yani her yerde bir insan tanıyın. Yani bir yere takılı kalıp da 35 sene abi orada çalışmayın ya ne bileyim bana göre değil. Bir başka daha fırsat daha farklı yerlerde de çalışın şey yapın yani insan tanıyın orada çocukları tanıdık. İşte en son dediler Emin biz gittik Discordia yani şu şu şartlarda beni de ikna etmeye çalıştı Can diye bir arkadaşım Can Ümit. Teşekkür de ederim ona. Eee, birkaç arkadaş aynen. Aynen. Eee, birkaç arkadaşlarımız ya çoğu arkadaşımız gitti

13:35 ama bir tek o aradı. Yani demek ki o daha faydalı bir arkadaşmış. Yani artık onu ne desem bilemedim. Neyse yani Onure ettik. Fotoğrafını basalım. Aynen fotoğrafına basalım. Yani eee, neyse. Eee, tamam dedim şartlar nasıl böyle böyle dedi. Numarasını verdi Discord'a. Yani görüştük falan işte evrakları hazırladık falan filan derken süreç başladı bizim için. Çünkü yani nasıl oldu? Arkadaşımızı tanıyorduk. Arkadaşla tanıştım zamanda. Çocuk beni davet etti. Onun sayesinde de Discord'a gittim. Yani başka bir firma bilmiyorum. Yani şu an o. O kapı açıldı vesile oldu. Ondan sonraki kapıları da bakacağız. Adım adım da ilerleyeceğiz Allah'ın izniyle. Hepimiz için geçerli. Eee, öyle de oluyor zaten. Yani her yerde kalıcı

14:22 değiliz yani ki. Tabii. Ondan sonra öyle bir duymuştum bak. O senin şeyi ekleyeyim. Her yerde kalıcı değiliz. Eee, ağaç değilsin diyordu. Duyduğum bir sözde. Bir yerden memnun değilsen yerini değiştir diyordu. Hani illa şu gün memnuniyetin var ama insan eee, baktığı zaman daha iyisini görüyor. Şimdi eee, ben yanlış anlama bir Belçika oturumlu biri olarak Bulgaristan oturumlu birine iyi gözüküyorumdur. Şimdi bana da mesela Hollanda güzel gözüküyor veya işte Finlandiya ne bileyim İsviçre İsveç buralar güzel gözüküyor. Yani hep bir üst basamak vardır ya veya Amerika daha güzel gözüküyor. Hani eee, YouTuber diğer arkadaşların çektiği gibi abi 10.000 yazıyoruz 15.000 yazıyoruz. Çekici gelmiyor değil. Eee, yani her zaman bir üstü var. Her zaman da bir insanın

15:11 kendine bir basamak eee, koyup eee, bir adım atıp bir üst basamağa çıkmayı düşünmesi lazım. Yoksa sabit kaldığın zaman ve bizim tırıcı abilerin de bir çoğunu hani eee, ayırarak yaptıkları hatalardan birisi bu. Kendilerini bir yerde sabit bırakmak. Yani mesleki veya şirket olarak demiyorum. Bilgi edinmek, öğrenmek açısından da, kültürel açıdan da. Yani Almanya'ya geliyor. Çok iyi Almanca bilen mesela transportçu abiler tanıyorum. Türkçeyi konuşamayan transportçu abi de tanıyorum. Yani Tabii. Türkçeyi konuşamayan transportçu abi Türkiye'de de bir kapıya gittiği zaman tuvalete alınmayan abi. Bununla ilgili de bir video çektim. Çok eleştirdiler. Vallahi. Avrupa'yı çok şey yapıyorsun dediler bana. Avrupa'yı yalakalı mı yapıyorsun?

15:59 Avrupa'yı yani şişiriyorsun dediler. E abi Hah. Burada var şimdi Bulgaristanlı, Litvanyalı, Polonyalı o kült, bu Avrupa kültürüne, Batı Avrupa kültürüne de adapte olamayan gerçek Avrupalılar var. Ama ben Avrupa'da kolay kolay kapalı tuvalet görmedim. Kapalı duş görmedim. Bir tesiste varsa açıktır. Türkiye'de bir şoförün yaptığı hatadan dolayı kapatılan tuvaletleri duyuyoruz. Şoförü yemekhaneye almadıklarını duyuyoruz. Şoför girmiş yemekhanede kadınlara yan bakmış. O bir kişinin terbiyesizliği Türkiye askeri bir toplum olduğu için asker mantığında herkesi etkiliyor. Ama Avrupa'da asker mantığında değil. O adam hatalıysa onun şirketine kırmızı çizgiyi çekiyorlar. O anda arıyorlar firmasını. O adamın ya

16:48 çıkışı veriliyor ya o şirket diyor ki kardeşim sen ne yapıyorsun diyor. O adamı ya başka işe gönderiyor, o seferlik uyarıyor. Ama Türkiye'de ceza şoföre kesiliyor. Patronun hiç umurunda olmuyor. Çünkü patronun faturası kesildi ve ödendi. Sonuç böyle. Aynen öyle. Ya çok artılar, eksiler var yani ama Türkiye yani ben onu videomda açıklamıştım yani. Ya bir para babası çıksın, gelsin kardeşim Türkiye'ye, gelsin kardeşim Avrupa'ya. Sana akıl vereceğim. Para kazanacaksın yani. Sana tesislerde ne yapman gerekeni, tesis aç. Parayla oynarsın tır tesisi. Duşunu koy, her şeyini koy belli ana noktalara. Vallahi girerler de para da kazanırlar yani. Bu kadar basit yani. Onlar tabii yani. Yapılacak çok şey var

17:36 ama işte bizim milletimiz biraz şey yani. Ya bak cahillik var. Ya Eee hatasını söylüyorsun ya ağza alınmayacak işte bir tane küfür var ya abi bilmem ne falan. Bil Eee yaparım senin ne şeyine diyor işte. Başlarım senin kuralına diyor adam bir tane videoda yani. Zihniyet yok yani yok. Anladın mı? O yüzden bütün Türkiye'yi alıp Avrupa'ya sokacaksın. Burada eğitim eğitim görecekler. Görecekler yani böyle sürüşü, adabı, saygıyı, önüne atlamamayı. Ben Türkiye'ye gittiğimde strese giriyorum kardeşim. Ben o yüzden buradayım. Ben önüme atlıyor, saygısızlıklar. Abi 15 gün dayanıyorum. Hemen kaçıyorum Avrupa'ya. Hiç işime gücüme bakıyorum. Şimdi bir biri de yazar ki yoruma geri dönme. Vallahi yani ailem için geri

18:25 dönüyorum. Senin senin için geri dönmüyorum yani. Strese yani ben aynen ben stres yaşamak istemiyorum yani. Anladın mı? Alışmışız buralara. Yani rahat. Saygı var. Müslüman değiller ama en çok bunlar Müslüman. Anladın mı? Yani çok farklı meseleler var. Konuşulur yani bunlar. Uzatılır yani başka bir videolarla da. Bu bu videoya sadece bu konuya belki 3 saat konuşuruz bitmez. Bu konu bitmez asla yani. Aynen. [kahkaha] Bu konuyu yorumlarda bitirmeye çalışın abi. Yorum a gelin. Aynen. Bir bakalım ne olacak yani. Yani çatışmaya hazırız yani. [kahkaha] Hazırız ooo ben yani bak kültürel olarak da şunu da söyleyeyim. Diğer soruya geçeceğim. Aynen.

19:11 Facebook ve Instagram var ya, abi Facebook'taki benim videolara gelen yorumlar, tartışmalar bitmiyor. Instagram'da biri bir şey yazıyor ya, bitti o kadar. Hani Tamam, devam eden Instagram'da da var ama Facebook'ta 10 tane yorum varsa, genelde yaş ortalaması da belli ya bu Facebook kitlesinin. Bu dayılar, yani yazdığı yorumlar eyvallah, ama katıldığım yeri var, katılmadığım yeri var. Kimse birbirine katılmıyor Facebook'ta. Tabii tabii. [kahkaha] Kimse birbirine katılmıyor. Öyle bir ortamı var, yani kaos ortamı. Facebook'u ben Türkiye'ye benzetiyorum. Instagram'ı da Avrupa. Avrupa gibi biraz sakin. Gürültü, şamata, gülüp geçiyorlar. Vallahi öyle. Şimdi ben bazen bazı şeyleri de bilinçli mesela yanlış söylediğimiz de oluyor. Veya işte sollama videosu çekmişim, yağmurda çekiyorum. Biliyor mu abi?

19:58 Eleştirecekler. Facebook'ta anama sövmedikleri kaldı. Instagram'da adam yazmış, "Kardeşim, yağmurda sollama yapmaman lazım." Biri Avrupa, biri gerçekten Türkiye yani. Öyle bir mevzu var. mi? Bununla alakalı ben Avusturya'da sürüş yapıyorum. Avusturya'da gerçekten çok, ülke çok tedbirli yani. Örnek veriyorum, 70'se 70, 60'sa 60. 60'lık yolda gidiyorum. Tabii bizim diskordiyalıları biliyorlar yavaş gittiğimizi ama yavaş dediğim ben 85. Evet. Çoğunluklara 85 gidiliyor. Onun altına düşen zaten bilemem. Ama ben 85 gidiyorum ve herkese de yol vermeye çalışıyorum. Eee, çok Evet. şey yapıyorlar, üstümüze geliyorlar. Gerçekten 60'lık yolda gidiyorum ve yüküm de çok ağır. 60'lık yolda gidiyorum bu arada. 60'larda lan dedim

20:44 bir video çekeyim. Millet şimdi ama şey zihniyetli, ben yavaş gidiyorum da insanları toplamışım arkamda, tırcıları. Biraz da o, he, dedim biraz da şey video yükselir falan, izleniriz falan. Acayip izlendi, acayip yorumlar falan, küfürler havada uçuşuyor falan. Tabii. Ama Avusturya'da bir saat, belli bir saatte 60 değil mi? Orayı da Tabii. Bir bir de bazı bölgelerde de Brenner yolu var. [boğazını temizler] İtalya, Avusturya, Almanya Brenner yolu var Innsbruck. Onu herkes iyi bilir. O yolda 60'lık kısım var. Orada 60'la giderken video çektim. Yok dedi bu diskordiyalar şöyle böyle. Olay patladı. Ben amacıma ulaştım. Yorumları da kapattım. Yorum da yapamadılar. Anladın mı? İzlendim bitti. Ama zaten 60'lık yolda gidiyordum yani. Bunu da inşallah

21:31 görürler. [kahkaha] Bazı yabancılar yorum yazmış ama. Yani dedi orası Avusturya. İşte bilen cahil olanlar küfür eder. Türkler'e yazıyor değil mi? Aynen. Cahil olanlar küfür etti. O yüzden. Tamam. Şimdi diğer soru diğer sorudan devam edelim. Bu konu çünkü uzun. Eee kaç hafta yoldasın? Kaç gün Bulgaristan'a dönüyorsun? Haftalık dinlenmeyi nerede yapıyorsun? Genelde hangi ülkelere gidiyorsun? Bir de Bulgaristan'a çok fazla dönüyor musunuz dönmüyor musunuz? Hani bu soru kalıbı biraz hazırdan geldiği için ben sorayım. Hiç dönmediğiniz de oluyordur muhtemelen aylarca belki de. Bilmiyorum. Şöyle eee Sofya'dan arabayı aldığımız an Avrupa'ya gideriz. En az da 3 ay kalınıyor en az. Eee kural bu. İstersen de 2 sene kal.

22:21 Yani ara dorseni satarlarsa dönecek olan birisiyle denk getiriyorlar dorseni değiştiriyorlar. Arabanın muayenesi bittiyse dönecek olan birisiyle arabanı değiştiriyorlar. Ama sen dönmüyorsun. Sıkıntı yok. Eee dönersen de 20 gün iznin var Türkiye'de. O o şekilde yani izin çalışma stili böyle bizlerde. En az da diğer firmalarla da görüşüyorum. En az 3 aya 15-20 gün izin hakkı veriyorlar. Ya en azından şey oluyor yani kafamızı rahatlatabiliyoruz. [homurdanır] Eee Sorularından bir daha sorunu hızlı bir al verir misin? Soruyu bir daha geçsen. Aynı soru mu? Aynı soruları tekrar hızlıca geçsin aynen. Heh. Şöyle yani kaç hafta yoldasın, kaç gün Bulgaristan'a dönüyorsun, haftalık dinlenmeyi nerelerde yapıyorsun?

23:08 Genellikle hangi ülkelere gidiyorsun? Bir de buna ek, Türkiye'ye giriyor, çıkıyor musun sen? Tırla. Tamam, dediğim gibi 3 ayda 20 gün izine dönüyorum, o da Sofya'ya dönüyorum. Türkiye'ye dönüş zorunluluğu varmış artık, onu da sonradan duyduk. Artık giderken de Türkiye'den araba alıp Avrupa'ya gidiliyormuş. Öyle bir zorunluluk koymuş Discorder'a. Artı olarak, eee, hafta içi bütün ülkelerde zaman geçiriyoruz. Avusturya'dan yüklediysek, yani öyle bir Fransa'dan yüklediysek, İtalya'ya geldim ben şimdi. 3 günde geldim. Sabah boşaltacağım. Hıhı. 3 kaç tane ülke geçiyorum? Fransa'dan direkt İtalya ya da İspanya'dan yüklediysem, İspanya, Fransa, İtalya. Yani 3 günde 2-3 ülke geçiyorsun. Tabii her 9 saat, aynen, her 9 saat, 10 saat sürüşte de eee, herhangi bir parka

23:58 giriyoruz, tesiste yatıyoruz. He, bizdeki bir özellik var, Travis Park var. Travis Park dediğimiz bu uygulama Avrupa'da kullanılıyor. Shell kartına entegre ediyorsun. Eee, Avrupa'da çok deliler gibi, yani böyle fazlasıyla park var. Eee, o işte hesap yapıyorsun, sürüşün ne zaman biteceğini falan. O parka denk getirmeye çalışıyorsun. Ona basıyorsun parka, hoşuna giden parka, direkt rezervasyon oluşturuyorsun. Ben bu saatte buraya geleceğim. Anladın mı? Yani orada orada daha böyle konforlu, mazot, mazotunu koruyorsun, malını koruyorsun. Şimdi daha böyle kapanık yerler oluyor. Hem de duşun, muşun, her şeyin rahat. Ama diyor ki şirket sana, 8 saat sürüşünü yaparsan girersin. Eğer az sürüş yapıp da girersen, bunu tespit ederse, o parkın ücretini sen ödersin. Ben yeri geldi mi İspanya zaten problemli, yani hırsız

24:46 konu, hırsızlık konusunda. Ya biz, eee, yeri geldi mi günlük 85 euro da park ücreti ödedik. Eyvallah, yani hiçbir sıkıntı yok. Günlük 85. Anladın mı? Yani çok büyük bir para ama şirket arkamızda bu konuda yani. Mecburum. Bazı yerde İtalya'da gördük geçenki o bir tırcı arkadaşımızın başına geleni. Girilmesi gereken yere gireceksin. Tabii senin çalıştığın hatlarda İspanya, Fransa, İtalya bu hatlar zaten ağırlıklı hırsızlık falan duyduğumuz yerler. Tabii tabii. Ha biz biraz Benelüks'teyiz. Bizim biraz daha rahat. Ben şu an Hollanda'dayım. Benzinlik parkındayım. Standart. Biz öyle çok paralı parklara girmiyoruz. Zaten benim şu an sırtımda tehlikeli madde var. Tank. Musluğu bile yok. Tepeden

25:34 şeyli, kapaklı. Kimse açamaz da, çalamaz da yani. Biri benim yükü kolay kolay çalamaz. çalmak için böyle bir yırtık atıyorlar ya böyle hırsızlar bıçakla. Hı hı. İstiyorsa denesin bakalım. bir soksun şöyle bir aksın oradaki bütün ADR'si. [kahkaha] Bir de sigara yaksın orada. Oh tamam. Şimdi sorulara devam edelim. En duygusal kısma geldik. Güzel kısma. İnsanların da izleyeceği kısma. Para. Bulgaristan'da maaş nasıl oluşuyor? Sabit maaş artı harcırah mı? Diğer bağlantılı soruları da sorayım üstüne devam edelim. Evet. Harcırah nasıl hesaplanıyor şayet varsa? Her gün mü ödeniyor? Neye göre? Ay sonu ne kalıyor Bulgaristan'a? Şey Bulgaristan'da geçim nasıl? Zaten hani Bulgaristan'da çok

26:20 yaşamıyorsun. Tabii tabii. Transport gibi olduğu için Aynen. Bulgaristan Biraz özet geçersen sen yine Bulgaristan'da şartlar gene şey, fena değil. Alışveriş şeyleri yani bir dolap alışveriş yapmak. Ama Bulgaristan'la bir alakamız yok. Direkt tırı oradan aldık, Avrupa'ya çıkıyoruz biz. Artı olarak eee Şöyle Yani öğrendiğimiz kadarıyla bütün şartlar aynıymış çoğu ülkelerde. Yani Bulgaristan'daki firmaların çoğu da şu şekil arkadaşlar. Eee 3.000 Şöyle, günlük 100 euro veriyor. Eee, ADR'em varsa 10 euro veriyor. 110 euro. Aynen, gün eee, günlüğün 110 euro. Artı eee, bir ekstra nasıl olur? Discordia'dan bahsediyorum. Ar, işte

27:10 eee, aylık 191 saat sanırım. O kadar saat sürer, araba sürersen 300 euro prim alıyorsun. Etti sana 3.400 euro. İngiltere çalışanlarından bahsediyorum. Girdi çıktı, girdi çıktı 30 euro, 30 euro, 30 euro alıyorlar. Eee, oradan da öyle yaptın mı? Eee, oradan da para kazanıyorlar en az 100-200 euro. E, bir de şey [homurdanır] mazot arttırma durumu var bizde mesela. Eğer fazla arttırırsan, ekonomik kullanırsan gözümle gördüm, çocuk 3.400 artı 400 euro, üç yani 3.800 euro maaş almış mesela bizim arkadaş. Ama deli gibi yani. Beş saat, dörtte kalkıyor, beşte kalkıyor sabah. Çocuk yol gidiyor. Yani o sürüşü primi tutturmak için. Ama eee,

27:58 biz gerektiği zaman 191 saat mantıklı gelmiyor. Çünkü 24 gün hafta sonları çıkarttığında 24 gün kullandığımızda o kadar saat tutuyor ve bir gün ben yattığım an bütün sürüşüm iptal. Yani bütün primim. Yani o saati tutturamıyorum. E, o zaman sen bu kadar kısıtlı koyuyorsan ben de yani kendimi çok kasmam. Sabah tertemiz kalkarım yedide, sekizde. İnsan gibi kullanırım. Zaten darlayan da yok. Yani diğer firmalarda da işte 3.000 3.000, 3.300, 3.400 falan gene bu civarlarda ben biliyorum yani bu Bulgar tarafında. düşmüyor. Yok yok, üçün altına pek düşmüyor yani. Allah'ı var yani. Kazançlar bu şekilde yani. Peki, İngiltere'ye Türk şoförlerinden gönderiyorlar mı? Hani şimdi Bulgar

28:46 vatandaşları, Bulgaristan vatandaşları pasaport sahibi olduğu için onlar serbest giriş yapabiliyor. Hani mesela sen Türk vatandaşısın bildiğim kadar. Türk pasaportu sana vize aldırıp hadi İtalya İngiltere İtalya diyorum İngiltere'de çalış. Var mı öyle yaptıkları var mı? Hani bunu meraktan soruyorum. Soru olsun diye. söylüyorum. Zaten az çok biliyorsundur ama o durumu ama en azından seyirciler de nasıl olduğunu söyleyelim. Mesela biz Discord'a giderken evrak sürecini tamamlıyorken oturum aldığımız gün oturum kartını aldığımız gün ofise çağırıyorlar. Ofiste hemen İngiltere konsolosluğundan gelmişler. Büyük bir masamız var. İngiltere konsolosluğu bildiğin Discord'un ayağına geliyor. Orada Sofya'da işte kameraları, el parmak cihazlarını koyuyorlar. Bayağı

29:33 bayağı orada parmak izi veriyoruz ofiste. Her Çarşamba Perşembe parmak izini veriyoruz. Bir ekip ayarlıyorlar dört işte 10 kişilik ya da beş kişilik. Onlar parmak izleri veriliyor. Avrupa'ya çıkmadan evvel o pasaport vizeleri, İngiltere vizelerini aradan çıkartıyorlar. Mesela bana ret geldiğini söylediler. Ocak ayından beri ben hiç İngiltere'ye gitmedim. Yani neden ret geldiğini de anlamadım. Tekrar gidip parmak izi vereceğim. Yani beni bekliyorlar. Hım. O şekilde. Daha önce gittin ama o zaman İngiltere'ye. hiç gitmedim ben. Tabii. Anladım. Hayırlısı inşallah oraya da bir gün denk gelir. Eyvallah. Diğer sorulardan şimdi gelmeden önce kimsenin sana söylemediği bir şey var mı? Hani Avrupa'yla ilgili, tırıcılıkla ilgili burayla ilgili Diğer sorular da var. Bunun cevabını

30:22 alalım böyle kısa kısa ekspres geçelim. Bir daha alabilir miyim sana zahmet? Gelmeden önce kimsenin sana söylemediği bir şey var mı? Avrupa'yla ilgili, Avrupa'da tır şoförlüğüyle ilgili veya bu Avrupa'nın genel bütün her şeyle ilgili olabilir yani. Ya dersin ki ya markette işte şöyle bir şey varmış. İlk defa gelince kimse bana söylemedi. Ben tespit ettim. Veya mesela parklardan işte herkes bilmiyor olabilirsin. Türkiye'de tır şoförlüğü yapmışsın sonuçta. Kimse bana dememişti her yerde park var. Böyle bir imkan var gibi. Öyle bir şey var mıydı mesela? ben şu an aklıma gelen tek durumu söyleyeyim yani kendimle alakalı. Biz bunları önceden arkadaşlarımızla yurt dışına ilk çıkan arkadaşlarımızla hep konuştuk. Çünkü merak ediyoruz biz de yurt dışına çıkacağız ya işte bizi

31:10 çıkartacak şirket. Biz de gideceğiz. Öğrenmeye çalışıyoruz. İşte gittiğimizde ne yapacağız falan. Çocuklar bize anlatıyordu yani. A'dan Z'ye anlatıyordu yani. O yüzden yani ben bilerek gittim yani. Aynen. Her şeyi bilerek öğrendim gittim yani. Mekanları falan anlattılar mı? Mek bu tarafta esprisini gece [kahkaha] hayatı falan onları da anlattılar yani. Evet ama yani pek işimiz olmadı yani. [kahkaha] O tarz işlerle. Ama güzel hayat gece hayatları da güzel yani yurt dışının. Avrupa bitik ya diyorlar ya genelde sosyal hayatta bitik hafta içi bitik. O yalan değil. Evet. Eee hah. Diğer sorulardan. Para isteyen aracılarla ya da sahte iş teklifleriyle karşılaştın mı? Zaten bunu herkes karşılaşıyor.

31:57 Eee veya şey sen aracıyla gelmediydin. Onu da anlattın. Buraları kesebiliriz bu arada. Bu soruları da şu an konuşurken aradan okumadım. Veya cevaplamak istersen bununla ilgili de bir şeyin var. Aracılarla ilgili de bir şeyin Ya aracılarla alakalı bir şeylerim var sanki. Söyleyeyim onunla alakalı da. Ya aracılar Şöyle tabii. Aracılar şöyle eee şimdi yurt dışına çok böyle eee takılı kalan arkadaşlar hep böyle danışmanlık şeylerine baka baka baka baka sosyal hayatta araştıra araştıra karşılarına çıkıyor. Bu sefer bunlar buna musallat oluyor yani. Yaparız ederiz falan. Pek yani güvenilir yerlerle güvenilir biri yok kolay kolay. Bir iki kişi vardır. Kesinlikle ben videolarımda da söylüyorum yani kesinlikle dolandırılırsınız.

32:44 Eee, büyük paralar istiyorlar. Önden para vermek yok bence. Çünkü mesela ben bir firma Hırvatistan'da bir firma buldum. Arkadaşlar eee, cebinden 1 lira çıkmıyor ama maaşlarından kesilecek. Yani 3.000 euro bir evrak masrafı çıkacak. Aynen iki maaşından kesilecek 1.500 maaş. Yani önden para yok ama mesela bir arkadaşımız parasını kaptırdı. 5.000, 10.000 euroları kaptıranlar var. Bir arkadaşımız vizesini çıkartıp yurt dışına Almanya'ya ayak bastığı gün demişler buna işte, eee, ya biz alım, eee, alım yok falan demişler işte. İş alım yok falan demişler. Yani böyle sıkıntılar yaşayanlar da olmuş. Ya biz de gene böyle insanların gözünü açmaya çalışıyoruz. Yani dolandırılmayın. Bize bize ulaşın. Bize profillerini atın.

33:31 Bunlar kimdir, neyin nesi biz de bakalım. O yüzden yani Tabii. Yardımcı olmaya çalışıyoruz dolandırılmasınlar. Gerçekten büyük para. Bak biz ailemizden uzak aylarca çalışıyoruz. 3.000, 4, 3.000, 3.500 para kazanmak için. Yani gerçekten çok çalışıyoruz. Günde 500, 600 kilometre araba kullanıyoruz. Sen gidip o adama be, üç, 5.000, 6.000, 10.000 euro para veriyorsun yani. Bu kesinlikle yani sıkıntı. Burada ufak bir sorun yaşadık. Ona da yer vereyim. Kamera ısındı, kapandı. Buzluğa attım kamerayı. Böyle bir soğuttuk. Şimdi tekrar devam ediyoruz kaldığımız yerden. Evet. Eee, o soru herhalde yarım kalmamıştı zaten. Son soruyu tamamlamıştık. Eee, diğer sorulara geçelim. Tamam o zaman. Kime Bulgaristan uyar?

34:18 Kime Batı Avrupa uyar? Yeni başlayan, tecrübeli veya işte ailesi olan şeklinde. Hani acemi buradan başlasın diyebileceğin işte ailesi olan şuradan başlasın diyebileceğin kendi senin bilgilerine dayanarak eee, Bir de Bulgaristan senin için basamak mı yoksa uzun vadeli bir plan mı? Ya şöyle birden gelişti için tabii çalışmaya başladık, süreci gördük, tanıdık. Firma tanıdık, insan tanıdık bu süreçte de. Tabii ki yani bazı artılar, bazı eksiler var her firmada. Tabii ki kimsenin arkasından yediğimiz yere kirletmeyeceğiz yani ya da pislemeyeceğiz ya da kötülemeyeceğiz. Hepsinden de Allah razı olsun. Zamanında o Türk firması bizi çıkarttı. Onların sayesinde bu günlere geldik. Bunların

35:06 sayesinde de başka yerlere geleceğiz yani. Kimse kimseyi şey tutamaz yani. Tutsak tutsak edemez. Tabii ki iyi şartlarda buldukça daha da ilerleyeceğiz yani. Firma nasıl ilerliyorsa, kendini büyütüyorsa biz de ilerleyeceğiz yani. O yüzden tabii ki yani farklı seçenekleri de değerlendireceğiz bu süreçlerde yani. Durum bundan ibaret aynen. En iyisi olsun inşallah. İlk soruyu direkt onu da alayım. Kime Bulgaristan uyar, kime Batı Avrupa? Yeni başlayan, tecrübeli veya ailesi olanlar için. Sence? Şöyle yani yeni başlayacak içinler yeni başlayanlar için mi diyorsun?

35:55 Ya şöyle düşün. Mesela sen yeni başlasaydın ne yapardın? Evli olsaydın işte hanım, çoluk çocuk olsaydı ne yapardın şeklinde. İki iki cevap ver hani. Mesela Bulgaristan için bugün bekarsın. Yani Türkiye'den geliyor olsaydın Bulgaristan'ı mı tercih ederdin? Batı Avrupa'da bir ülkeyi mi yani Almanya, Belçika işte gibi mi yoksa şu anki şartlar mı yine devam şöyle yani ileriki şartlarda mesela herkes istiyor ki tırda yaşamadan daha düzgün bir hayat evimizde yaşayacağımız ve bu işi yapacağımız. Tabii Avrupa'ya alıştık. Al bu işin raconu ben sana söyleyeyim çoğun yüzde yüzdeli yüzdeliğe vurursak yüzde 60-70 Almanya biraz ağır basıyor. Diğer ülkelerde yüzde 40'lığı bırakıyorum. Eee Almanya'da çoğunlukla akşam eşine evine

36:47 gelebileceğin şekilde ev kiralarsın. Ailende aile birleşimiyle getirebilirsin. Oturumu olan herkes aile birleşimiyle eşini çocuklarını getirip orada bir yaşam kurabilirsin yani çok rahat. Arkadaşlarımız var yani öyle yapanlar. Yani bunlar kolay şeyler. Ya ileriki seviyede de öyle olur yani biz yoksa bu ben tırda yaşayamam yani. Öyle bir şey yok yani. Sürekli olacak iş değil yani. Değil mi? O bize göre değil. Bu daha iyi işte daha farklı seçenekler sunacak hayat bize. Biz de onları değerlendireceğiz ileriki zamanlarda yani. Aynen öyle. Eee siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunu da yorumlara yazın. İzleyen arkadaşlar için diyeyim. Eee senin söylediklerine de bir şey eklemek istersem açıkçası ben bununla

37:35 ilgili bir tespit yaptım. Belki tırcı arkadaşlar meslektaşlar buna katılır. Ben eee buna tırcı hastalığı diyorum. Tırcı perde hastalığı. Bu perdeyi kapatınca akşam yatarken abi ka- kafada başka şeyler kurmaya başlıyorlar. Şunu gördüm. Çok iyi olduğum arkadaşlarımla çok büyük sorunlar yaşadığım oldu. Ve bunun hepsini bu tır hastalığına bağlıyorum. Perdeyi kapatınca örnek veriyorum insan anasını babasını seçemiyor. Başka bir sorunları düzeltemiyor. E en yakında sen varsın arkadaşısın. Tırda her gün 3 saat 5 saat konuşuyorsun. Kafada seni kuruyor. Ya Cihan bugün böyle bir şey dedi. Ya Cihan böyle bir şaka yaptı. Altında bir art niyet ara- arıyor. Ya abi gırgır şamata bizim 8-10 kişilik gruplarımız var. Ben eee artık son zamanda canlı yayın yapamıyorum. Her gün herkes birbirine

38:23 şaka yapıyor. Ya niye? Yolda sıkılıyoruz abi, sosyal hayat arıyoruz. 10 saat, 15 saat totale vurduğun zaman yoldasın. Konuşacak bir şey arıyorsun. Konuş, karşıdaki de her konuyu, her konuşmayı böyle yorabilirsin yani şey olarak. Ya benim için kötü düşünüyor işte Mehmet Emin bunu dedi de, Mehmet Emin yan baktı da, Mehmet Emin kaş kırptı da deyip bunu yapan çok tırcı gördüm. Bilmiyorum burada izleyen diğer arkadaşlar da katılır mı, sen de katılır mısın ama bunu da sürekli bu kabinin içinde yatıp kalkmaya bağlıyorum. Dışarı çıkıp ayağını bir toprağa basıp veya sokakta yürüyüp insanlarla sosyalleşip işte alkol içiyorsa alkol tüketip veya başka bir şey yapıp, hani veya yatağa böyle bir uzanıp televizyonun karşısında bir haberleri izleyip kafasında lan

39:11 haberlere bak deyip o günün haberini bile kafada kurmak gündüz yaptıklarını resetliyor. Ama biz bunu yapmıyoruz. Ne yapıyoruz? İşte bugün bunu konuştuk, Mehmet Emin bana bunu dedi, Ahmet bana bunu dedi. İş tırcılar muhabbetini biliyorsun işte. Baş şoför şöyle yaptı, yan şoför bunu yaptı. O patronun adamıymış, bunun adamıymış. Gibi gibi yani. O bu konu da bitmeyen bir konulardan yani. bir şey söyleyeceğim. Mesela ben kendimi bozmamaya çalışıyorum. Kendi aklımla, kendi zekamla böyle yani saf arkamdan yani ya bu çocuk saf, bu çocuk şöyle, daha kendini geliştirememiş dedirtmiyorum, dedirtmem de. Çünkü şimdi konuşuyoruz, arkadaşlarla bazen konuşuyoruz yolda giderken. Bazı

39:58 arkadaşlarımız kendini geliştirememiş olabilir, bazı arkadaşlarımız kendini geliştirmiş olabilir ya da kendini çok fazla uyanık zannediyor olabilir. Biz zaten bunların farkındayız. O yüzden yani örnek veriyorum saçma sapan bir şey söylüyor, kendi kendine gülüyor. Yani arkadaşımız ama yani ben de kırıl, kırmamaya çalışıyorum. Mesela çıkıyorum mesela konuşmalardan çünkü bana boş geliyor. Yani hani şey şuna değineceğim. Beş tane zenginle takılırsan altıncı zengin sen olur, olursun. Aynen hangi şeyde takıldıysan kulvarda aynısı olursun. O yüzden yani kendini her zaman farklı yana çek. Mesela bir tane bilgili böyle felsefi bir arkadaşla tanıştım. Onunla bir şeyler konuşuyorum hemen onun yönüne kayıyorum ve bu bana daha bilgili, daha hoşuma gidiyor yani. Bana

40:47 bana çünkü bir şeyler katıyor. Ben de ona bir şeyler katıyorum mesela. Ya ben bu tarz bir insanım yani açıkçası. Yani bu tırda da olsak tır yani ya tırcıdır falan değil de yani evet tır kullanıyoruz bu da bir meslek yani. Para kazanmak için buradayız. Görmediğimiz üç tane ülke kalmış benim yani şu Avrupa'da. Portekiz, İngiltere, Norveç. Ben diğer bütün ülkeleri gördüm yani. İnsanları gördüm herkes kendi halinde ne güzel ama rahat yani. Bir şey yaparken ya insanlar bana bakar mı, utanır mıyım falan öyle bir şey asla yok. Her şey re serbest, relax. O yüzden yani nasıl istiyorsa öyle yaşaması lazım insanın. Bu da böyle bir not olsun. Orta.

41:34 Diğer sorulardan devam edelim. Bugünkü aklınla Türkiye'deki kendine ne söylerdin? Bir de baştan olsa yine yapar mıydın? Yani yine gelir miydin? Zaten hani konuşmalarından anladığım kadar mutlaka gelirdin gibi hani ben de öyle düşünüyorum. İlk soruyu tekrar alabilir miyim? Ben ikisini üst üste soruyorum ya seni biraz şaşırtıyorum böyle değil mi? Ayrı ayrı sorayım. Bugünkü aklınla tü şey bugünkü aklınla Türkiye'deki kendine ne söylerdin? Hani meslekçi olarak, tırcılık olarak ne söylerdin? Ya şöyle eee bence bu işe daha erken, en kritik yaşta, en küçük yaşta başlamak isterdim. O zaman daha farklı olabilirdi yani.

42:22 Maddi olarak düşünüyorum. Eee, belki de hayat da kurardık o zaman yani. Birisiyle tanışırdık. Tabii artıları, eksileri var o konuda yani. Öyle ne diyebilirim [homurdanır] ki daha yani? Hı hı. Bu kadar yani cevabı. Evet. Ben orada şöyle düşünüyorum. Ben senin şu cevabı tamamlayayım. Eee ben şöyle düşünüyorum açıkçası. Ben hani üniversite okudum falan filan. Aynen. Eee, ben de düşündüm onu, senin dediğini de. Aa, erken başlasaydık lan 21'de, 22'de ehliyet alınabiliyorken alıp bu işe girseydik diyorum. Ama günün sonunda şunu diyorum. Eee, bugünkü Cihan'ı yapan bugüne kadar yaşadıkları. Yani ben bugüne kadar yaşadıklarımı yaşamasaydım belki tırıcı olmayacaktım. Ben de hani

43:09 sen ticaretten bahsettin. Ben de ufak bir ticaret batırdım. Eee, beni Avrupa'da bir yerde tutan da oydu. Batırdığım para Türkiye'ye döndüğüm zaman çok uzun sürede ödenebilecek bir paraydı. Ya dişimi sıkayım, şu gün bugün derken bir bakmışsın adapte oldum hikayesine kalmışsın yani. O yüzden eee, belki de o günkü yani çömez Cihan ve Mehmet Emin için, acemi Cihan ve Mehmet Emin için diyeyim. Gelseydik belki de durmayacaktık. Buradaki psikolojik zorluğa hani aile uzaklık, duygusal boşluk, işte sosyal hayatın olmayışı. Daha gençsin, 21 yaşında kabinin içine tıkamışsın. İşte affedersin ne karı var ne kızı var. Askerlik gibi ama bitmeyen bir askerlik. Teskeren yok. 3 ay, 5 ay gideceksin 15 gün. 15 gün gidiyorsun.

43:57 Ananla, babanla vakit geçiriyorsun. Anan, baban diyor ki şey, arkadaşın diyor ki benle görüşmüyorsun. Arkadaşınla vakit geçiriyorsun. Anan, baban diyor ki benle görüşmüyorsun. Eee, böyle bir şeyin içine sıkışmışız. Yani, eee, günün sonunda konuyu yine şeye bağlıyorum. Bizi buraya getiren, bugüne kadar olanlar, onlar olmasaydı muhtemelen eee, belki tırcılıkta da kalmayabilir. Ben kendi adıma diyeyim yani. En azından kalmazdım diye düşünüyorum. Katılıyorum. Aynı o şekilde tamamlayıcı dediklerine katılıyorum. Aynı o şekilde olabilirdi yani. Çünkü bazı şeyleri yaşadık ve o bıkkınlıktan kaynaklı bu sektöre girmişiz ve burada hoşumuza giden bazı şeyler olmuş, kalmışız. Bu şekilde de ilerlemişiz yani. Evet. Aynen. Bazı şeyler de tatmin ediyor yani kazanç olarak da. Yapacak bir şey yok

44:44 yani. Yani, eee, ne kadar da üniversite okusan, şey de yapsan, okulda okusan, bir şey de yapsan Türkiye'deki bazı şartlara ulaşamıyor insan yani. Biz helalinden kazanmaya çalışıyoruz yani. Konu bu yani. Kafamız da rahat yani. Yani şu an işte bak mesela benim, eee, bölümümde okuyan arkadaşlarım İstanbul'da falan mesela, eee, çok büyük işte ne bileyim böyle adını hani bildiğimiz, eee, Trendyol'lar, bilmem neler gibi mağazalarda yazılımda çalışırken şu anda işsiz kalan arkadaşlarım var. Yapay zekanın gelişimiyle ve, eee, benim Facebook'taki yorumlarda dayıların, tırcıların da bir yıl, birkaç sene sonra işsiz kalacağını düşünüyor. Bu soru yoktu ama bunu da sorayım sana. Sen de böyle düşünüyor

45:31 musun? Yani abi iki sene sonra açız. Bütün tırlar elektronikleşti. Herkes robot oldu. Eee, ben önden cevabını vereyim kendi adımdan, düşüncemle. Abi böyle bir şey olsa önce taksiler otomatikleşir. Sokakta göremiyoruz otomatik araba. Yani kendi başına giden, eee, sol sol koltuğu boş, sağ koltuğunda adamın oturduğu. Kaldı ki 40 ton, 50 ton, işte ne bileyim ADR, tehlikeli madde, lobet taşıyan bir makinanın birkaç yıl içinde yani bu ileri gelecekte mutlaka olacak şeyler arasında ama ben en azından birkaç yıl içinde bunun olmayacağını düşünüyorum. Olsa bile şu anda mesela gelecek arkadaşlara diyorum ki abi gelin Avrupa için mesela Belçika için Almanya

46:18 için oturumunuzu kalıcıya çektikten sonra başka bir iş yaparsınız başka bir sabah işine gidersin akşam evine gelir fabrikada çalışsın depoda çalışsın veya kendini boş durmazsın Almanya'da eğitim kurumları var başka bir meslek öğrenirsin. Yapay zekanın çıkışı evet ama her zaman da başka bir meslek grubu çürüyor sonuçta başka bir şey öğrenir başka bir yol alırsın diye düşünüyorum. Sen ne düşünüyorsun bu ben ona çok katılmıyorum. Yani bu koskoca tırlar 40-45 tonluk tırlar virajları genişten alıyor ondan sonra diyorum yani nereden nasıl otomatik dönecek yani nereye gidecek yani bu dünyanın komple değişmesi lazım. Yani bildiğin simülatör gibi oyun düşün bütün dünyayı sileceksin

47:06 yollar falan girişler fabrikalar bilmem neler yollar komple sıfırdan her şey düzenli olması lazım ki çizgilerin düzenli olması lazım ki yani robotik olarak gidebilsin yani nereden dönebileceği çünkü bir bir yerde ben şu an şu parka girmek için üç takla attım yani. Anladın mı? Öyle kolay değil yani. Hadi taksilerde yapmışlar küçük araba o. Ona bir takmış bir şekilde kendini görüyor yapıyor kullanıyor. Tabii tabii yani o da yani her bölgeye değil yani. Adam New York'ta yapıyorsa New York'un bir kısmını halka halkaya almış o halka içinde çalışıyor. Yani yapsın o zaman bütün dünyaya yapsınlar öyle hemen değil ama belki ileride bir

47:53 şeyler olur yani bilemezsin. Yani kamerayla yapacaklar bir kere bu sistem kamerayla çalışacak. Ben kameralı da tır kullandım hani aynaları kamera şeklinde. Ya olmuyor olmuyor. Bir tane damla geliyor orada duruyor. Geçmiş olsun abi sol tarafın kör. Kör noktaya mesela takipçilerim bilir geçenlerde attım kör nokta kör oldu diye. Tam geldi kör noktanın üstüne dondu bir tane kaldı. Durup silmem gerekti çünkü kör etti orayı. Bunu 40 ton yük taşıyan bir makinanın yapay zekanın önünde böyle bir damla kalsa veya kamera kameraya taş değdi yerden çarptı bir şey oldu. Ön mesafe sensörü bozuldu. Nasıl olacak abi? Bu adam durana kadar herhalde 500

48:41 kişiyi altına alıp gidecek. Ama insan ölmediği sürece bu direksiyonun başında yani bir refleks veriyor. Ya direksiyonu kırıyor kendini atıyor. Allah göstermesin başına gelen şoför arkadaşlarımız var. Ya frene basıyor ya imdat çekiyor bir şeyler yapıyor ama başında yani gözü gözü gördüğü halde bir şeye müdahale etmeye çalışıyor. Robotik yazılımsal aha şimdi daha iki gün öncenin konusu bunu da short'a atarım. Fransa'dan ve Belçika'da Hollanda'da Carrefour marketler Albert Heijn marketlere siber saldırı oldu ve siber saldırı sonucu 50 dereceye çektiler şeyleri soğutma dolaplarını. Bütün ürünler bozuldu. Bir tane siber saldırı bütün yapay zekayla çalışan tırların sistemine

49:29 saldırırsa fren sistemini kapatırsa bunu kim durduracak kim müdahale edecek? Hadi gelsin bunu da açıklasın dayılar Bu bunu çok güzel söyledin aynen öyle. O haberi duydum yani Aynen öyle. Yazık bütün yiyecek içecekler çöp. Tırları da öyle yapsalar kaç kişi bir günde ölür? Kaç kişi tabii canım. Ya şöyle düşünsene savaş dünyasındayız. Eee, bugün Polonya Rusya sürtüşüyor, bir şeyler oluyor. Rusyalı hacker'lar Polonya'da otomatik giden tırlara saldırsa nasıl olacak? Bütün trafik, lojistik, her dünya, yani dünya kilitlenir ya. Lojistik açıdan. Derin konular vallahi onlar. Bu problem ve hemen olmayacak şeylerden

50:18 bir tanesi bence. Eee, Avrupa'ya gelecek şoförlere tek cümlelik bir uyarım olur muydu? Var mıdır? Veya tek cümleye de sığdırmakta şey değilsin. Avrupa'ya gelecek Hani bitirişe geliyoruz biraz daha. gelecek şoförlerden eee, uyarım hız sınırlarına uysunlar ama Avrupa plakasında kullanılacaklarsa. Türkiye plakalılarında da hız, eee, şey Avrupa'da ceza gelmiyor Türk plakalarına. Yardırıyorlar ama yanlış hatalar, yanlış sollama lar yapıyorsunuz. Eee, arkanızdan polis geliyor. Eee, sizi durdurup o anda 400 euro, 500 euro'nuzu alıyor. Karttan ödemezsen bütün evrakları da elinden alıyor, parkta seni orada arabanın içinde

51:05 bekletiyor o parayı ödeyene kadar. Sana da telefon numarası veriyor. Paran gelince beni ara diyor. Bütün de pasaportuna kadar evrakları elinden alıp gidiyor. O yüzden yani eee, hız sınırları, kurallara %100 uysunlar. Bak, ondan sonra eee, yiyecek, içecek sıkıntıları da yok zaten burada. Her türlü tavuğu da var, eti de var. Ondan sonra eee, bir sıkıntısı yok yani. Çamaşırınızı da yıkayacağınız, her şey bütün tesislerde var. Duşunuz da var. Yemeğinizi de yaparsınız. Tüp getiremiyorsan Action marketler var. Açtion diye yazılıyor Action. Eee, [homurdanır] şey oradan da bir ocak alıyorsun. Ha, her türlü işiniz görülüyor yani. O yüzden yani tek bir bavulla bile gelebilirsiniz yani. Bu da bir not olsun.

51:51 Eee Bazen bana sonradan geliyor böyle aklıma bazı cevaplar. Mesela senin önerebileceğin mesela uyarılar var mı? Fikir fikri açar yani. Yani benim benim önereceğim uyarılardan aynı senin dediklerine katılıyorum, altını çizeyim. Tek valizle gelmek her zaman iyi abi. Çünkü eee hele ki senin gibi hani Bulgaristan firması, Litvanya, Polonya gibi firmalara geliyorsanız muhtemelen bir eviniz, sabit bir noktanız olmayacak. Malzemeniz ne kadar azsa bu kadar rahat. Şimdi benim Polonya'dan gelecek bir arkadaş var. Cihan tava alayım mı diyor. Ya uçakla geleceksin arkadaşım. Avrupa burada tava yok mu yani? Action dedin. Ya mağazaya da geçtin bilmiyorsan bir Google'a yaz yani. Yapay zekaya yaz. Bizim insanımızda işte biraz hazırcılık

52:39 var ya işte. Bir mehdi inancı var. Biri gelsin bizi kurtarsın. Mehdi gelsin bizi kurtarsın. Cennetlik Eee bana da öyle. Abi bizi de al. Abi bizi de getir. Yani benim önerim eee gelmek isteyenlere de öyle bir öneride bulunayım. Yapay zeka çok gelişti abi. Yazın abi. Polonya'daki firmalar, Türkiye'den şoför getiren firmalar var mıdır? Listeleyin. Firma adlarını listeleyin. Mail listesi çıkarın. Toplu bir mail CV hazırlayın. Toplu bir mail gönderin. Yine birileri dönüş yapar. Ufak sıfır dille zaten yapamazsınız. Mecbur aracının kucağına düşeceksiniz. Ama diliniz varsa, biraz İngilizceniz falan varsa iş bulma potansiyeli de var bence. En azından öyle düşünüyorum. yani açıldı biraz önümüz yani. Şey oluyor.

53:25 Yabancı firmalar artık alıma başlamış yani Türkleri. Türkleri geçtim. Hoptrans Görmüyor musun? Binlerce arabası var. Binlerce Hindistanlı çalışıyor yanlarında. Hindistanlı. Tabii. Ya ama onlar çok ucuz çalışıyor. Bak, hani konu konuyu açtı. Daha seninle konuşmadan yarım saat bir saat önce bir abimle konuştuk. O Hot Trans'ta çalışıyor. Adama bu ay ay başında 200 euro avans yatırıyorlarmış. Maaş yattı Cihan diyor, 1800 euro para yattı diyor. 2600 veriyor Hot Trans. Toplamda 2600 mü, 650 mi ne para veriyor. Ve bu Hintlilere falan göre büyük para. Biz şurada kapı ağzı ndayız Avrupa'nın. Bizde biraz şartlar iyi olduğu için hani

54:13 baktığımız zaman buradaki para para gelmiyor 2600 falan. Ama Hindistan'a adam Kırgızistan'a, Kazakistan'a yaşayan, hani orada yaşayan, oranın vatandaşı insanlara 2000'ler, 2200'ler büyük paralar geliyor. O yüzden Hot Trans falan gibi firmalarda biraz ucuza çalıştırabiliyor. Dikkat etmek lazım. Adam memleketinden Ben orada şunu öneriyorum. Adam memleketinden Ben orada şunu öneriyorum. E dedim, adam memleketinden ev alıyor. İşte bu adam 2 yılda ödeyebiliyor. Orada zaten uygun evleri, anladın mı? Adamın işine geliyor o paralar. Sonrası şimdi Ya geçen ben bir tanesiyle konuştum. Balkan Trans diye birinde. Bu da Hot

55:00 Trans'ın akrabası mıymış, neymiş Balkan Trans. Bir tane firması. [homurdanır] Adam Kırgız. Sohbet ettik. Hani biraz Türkçesi vardı. 3 ADR'li taşıyormuş. 3400 euro maaşım var diyor ADR'yle birlikte. Dedim abi, şartlar iyi. Bizden iyi yani. Evin yok, barkın yok, kira ödemiyorsun, bir şey ödemiyorsun. Biz kirası, elektriği, suyu, gazı. Ha, bugün bugün kredi kartlarının maaşı yattı bugün mesela. Gönderdik maaşı. Sildik, yolumuza devam ediyoruz. Ama adam şimdi 3400'ü Kırgızistan'a gönderdi mi Eee, kral gibi bir ev alabilir yani bir senede, bir buçuk senede ev alabilir. Bugün hani Türkiye'nin küçük bir şehrinde bile ayda 3.400 kazansan, 400 yesen, 3.000 atsan

55:48 eee, sene sonunda 36.000 euro eder. 36.000 euro da bir buçuk milyon falan ediyor. Bir buçuk milyon da geçiyor. Küçük bir şehirde Stüdyoda ev. O civarlarda. Ya benim akrabalar yapıyor işte Kırıkkale'de apart falan. Bir milyona, bir milyon 200'e, bir milyon 300'e hazır dizili ev alıyorsun apart, stüdyo daire. 10 lira getirisi var. Yani şimdi hani eee, o paralara Türkiye'de de alabilirsin. Adamların memleketi zaten. Onlar da orada alabiliyor. O yüzden onlara mantıklı geliyor ama bizim Türklere eee, biraz şey, şartlar farklı olması

56:38 gerekiyor. Yani ucuza da çalışmayalım, kendimizi de ezdirmeyelim diyoruz. [homurdanır] Eee, sonlara gelirken bitirişi yapalım yavaştan. Bu videoda yer aldığın için ilk videoda eee, biraz da acemiliğimiz de var. Suçu lisan ettiysek de af ola. Güzel oldu. Teşekkür ediyorum. Eee, Mehmet Emin'in de YouTube'da kanalı var aynı zamanda arkadaşlar. Eee, açıklamaya da ekleyeceğim. Et Mehmet Emin Ayhan Tırak kullanıcı adıyla YouTube'da, Instagram'da da Emin Ayhan değil mi? Doğru, doğru söylüyorum. Heh. Takip edebilirsiniz. Eee, şimdiden yolun açık olsun diyorum. Varsa eklemek istediğin şöyle bitiriş yapalım. Eee 2023'te bu sektöre başladım. 2023'ten beri video çekiyorum. GoPro'mu aldım.

57:26 Bayağı bayağı böyle para harcadım he. 40-50 bin lira taksitlendirdim, aldım. Sıfırdan çekmeye başladım. 1.000'den fazla video var ve real'i de çok fazla var. Amacım şeydi. Hani sıfırdan öğreniyorum ya, daha sıfırdan başlamışım. O zamandan başlayayım, çekeyim ki ben öğrendikçe izleyenler de öğrensin. O mantıkla ben başladım. İşte bugünlere geldik. 2023'ten 2026'ya. Şimdi ki videolara baktıklarında hep böyle aşama aşama bir şeyler öğrenmişim, görmüşüm, öğrenmişim, görmüşüm. İşte o videoları tek tek izlerlerse belki bir şeyler öğrenirler, kaparlar yani. Bu yani söylemek istediğim İnşallah. Ben de dedim şöyle bir serzenişte mi bulunacaksın acaba? 1000 tane video çektik. TikTok'ta dans eden

58:14 tırcı ablalar bizden çok takipçide. Vallahi. [kahkaha] diye diyeceksin diye bekledim. kadın değiliz. Ben de söylemiş oldum bunu direkt. sana şunu söyleyeyim. Yemin ediyorum 10 dakika video çekmiş kadın asla konuşmuyor. Araba kullanıyor. Bir buradan çekiyor, bazen şuradan çekiyor kamera. 10 dakikalık video 500.000 izleniyor ve hiçbir şey yok. Biz o kadar şeyler kendimize anlatıyoruz, bir şeyler yapıyoruz, gösteriyoruz. Kadın değiliz. Anladın mı? Bu da ne? Biraz sapıklık da var anladın mı? şey yazıyor bir de. Tek avantajları o. Dayı geliyor yoruma bir de dönme geri yazıyor. [kahkaha] Aynen aynen. O yüzden yani durumundan ibaret yani. Yapacak bir şey yok. Biz Bize de destek olun yani. [kahkaha] Nerede kaldı erkek dayanışması? Zaten

59:03 izleyici kitlesi senin de öyledir. %70-80 95 bandında erkek takipçi. Kadın yani ben bende öyle bir şey var. Analiz yapıyorum yani. Takip edenlere bakıyorum. Kim hangi şehirden takip ediyor diye. Böyle profillere tıklıyorum böyle. Hani şu an bir günde binlerce takipçi gelmediği için vakit bulabilirsem tıklıyorum. Cevap vermeye çalışıyorum. Kadın çok az görüyoruz tabii ki O yüzden bir erkek dayanışması bekliyoruz. Zaten bir saattir izledilerse bize destek vermişlerdir demek bu video için. Çünkü bir saati geçtik herhalde. Geçmiştir. Yavaştan bitirişe geçelim. Tekrardan teşekkür ediyorum. İnşallah Mehmet Emin'in kanalında da güzel bir video çekeriz diye düşünüyorum. Çünkü konu çok, bitmiyor. Bu sefer bir Belçika'dan bahsedeceğiz

59:50 değil mi? Senin kanalda öyle konuşuruz. Senin çalıştığın bölgelerden işte onu da onları da bu şekilde soru-cevap ilerleriz yani. İnsanlar işte bilinçlenir, öğrenir. Aynen öyle. Öyle yani. Her şey için de teşekkür ederim davetiyen için de. Aynen. Konuk olduk. Eyvallah. Allah razı olsun. İyi bir insansın. Yolun açık olsun. Allah razı olsun. Allah razı olsun. İşte web sitesi falan yapmışsın böyle insanlar bir şeyler öğrensin diye. Zamanla işte biz işimizi severek yapıyoruz. İşimizi geliştirmeye çalışıyoruz. İnsanlara da katkımız olsun. Başka hiçbir şey yok yani. Dolandırıcı değiliz, hiçbir şey değiliz. İsmimiz ortada. WhatsApp grubu kurmuşuz. Her şey Türk telefonumuzla girmişiz ortada. Şahsi ikametgahım Kocaeli Darıca'da. Yıllardır da yıllarca da

60:41 dijital ayak izimiz çok sağlam yani. Bizi bulmak isteyen bulur. Fazlasıyla kendimizi öne ön plana atıyoruz. Bizden zarar gelmez yani. Sıkıntı yok. Özellikle de mesela ben kendimle alakalı şunu söyleyeyim. Benim eniştemin çok büyük bir firması var. Yani ben yanlış bir adım atabilecek bir durumda bile değilim. Benim mesela kendi ödemelerim var, hayallerim var, bir şeylerim var. İşte çevremiz var. Yani ben bir tane yanlış yapamam. Kendimi onu düşüremem. Yani ben öyle biri değilim. O yüzden yani bununla alakalı da bir küçük bir not vermek istedim. Amin inşallah kardeşim. kalın zaman hoşça kalın Kendinize iyi bakın. Bu videoyu de buraya kadar izlediyseniz size şimdiden günaydın, iyi günler, iyi akşamlar ve

61:28 iyi geceler diliyorum. Hoşça kalın.